
Muğla’nın Seydikemer ilçesinde 56 gün önce kaybolan Şaban Ataş’ın (52) cansız bedeninin bulunmasının ardından cinayetle ilgili davada karar çıktı. Ataş’ın eski eşi Emine Karabulut (44) ile Burhanettin Öztürk (46), ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile 7 yıl 6’şar ay hapis cezasına çarptırıldı.
Şaban Ataş, 22 Mart 2024 tarihinde Seydikemer ilçesinde kayboldu. Gidebileceği yerlere bakılmasına rağmen kendisine ulaşılamayan Ataş’ın yakınları, bir gün sonra polise kayıp başvurusunda bulundu. Ancak güvenlik güçlerinin tüm çabalarına rağmen Ataş’a ulaşılamadı.
Ataş’ın eski eşi Emine Karabulut, çocuklarıyla birlikte katıldığı canlı yayın çıkışında programın sunucusuna cinayeti itiraf etti. Karabulut, “Kahvaltıda Burhanettin Öztürk, Şaban ve ben oturuyorduk. Aralarında kavga çıktı. Burhanettin, Şaban’ı iple boğdu. Ardından cesedi götürdü” dedi.

Emine Karabulut, cesedin gömüldüğü yeri de söyledi. İtirafın ardından Seydikemer İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bilgi verildi. Karabulut’un ifadesinden yola çıkan polis, Sarıyer mevkisinde üzeri taşlarla örtülü erkek cesedi buldu. Cesedin kayıp olan Ataş’a ait olduğu belirlendi.
Şaban Ataş’ın 56 gün sonra bulunan cesedi, incelemenin ardından otopsi için Muğla Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Şüphelilerin cinayetin ardından Ataş’a ait 36 bin TL’yi de kendi hesaplarına geçirdikleri belirlendi.
Cinayetle ilgili davada, Emine Karabulut, Burhanettin Öztürk, Mert Ataş ve Durkadın Karabulut hakkında “Tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Ayrıca Burhanettin Öztürk ve Emine Karabulut’un “Hırsızlık” suçundan 3’er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi.
Davanın karar duruşmasında, mahkeme heyeti, deliller ve beyanlar ışığında Emine Karabulut ile Burhanettin Öztürk hakkında “Tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet cezası verdi. Heyet ayrıca 2 sanığı “Hırsızlık” suçundan 7 yıl 6’şar ay hapis cezasına mahkum etti. Mert Ataş ile Durkadın Karabulut da suç delillerini gizlemekten 4’er yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Bu olay, toplumda büyük yankı uyandırdı. Cinayetle ilgili davada verilen cezalar, adaletin sağlanması açısından önemli bir adım olarak görüldü. Ancak, bu tür olayların önlenmesi için toplumun daha duyarlı olması ve gerekli önlemlerin alınması gerektiği vurgulandı.
Benzer olaylar, genellikle aile içi çatışmalar veya tanıdıklar arasındaki anlaşmazlıklar sonucu meydana gelmektedir. Bu tür olayların önlenmesi için aile içi iletişimin güçlendirilmesi, eğitim ve toplumsal farkındalık çalışmalarının artırılması gerekmektedir.
Şaban Ataş’ın ailesi, verilen cezaların kendilerini teselli ettiğini belirtti. Ancak, oğullarını geri getiremeyeceklerini vurguladı. Toplum da adaletin sağlanması ve benzer olayların önlenmesi için daha fazla çaba sarf etmelidir.