Sabah 09.00’da Mimar Sinan Mahallesi sınırları içinde bulunan parfüm dolum tesisi, henüz belirlenemeyen bir nedenle alev aldı. İhbar üzerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri hızla olay yerine sevk edildi. Yangın, yoğun müdahale sayesinde kısa sürede kontrol altına alınsa da alevler, tesisin içindeki pek çok çalışanı etkiledi.

Yangının en çarpıcı tanıkları arasında yer alan Ay Ayten Aras, olay anındaki korkunç sahneyi şu sözlerle hatırlattı: “Ateşten kimse kimseyi görmedi. Kapı açıktı, ben kendimi dışarı attım. ‘Kendimi dışarı atayım, komşular üstümü söndürsün’ diye düşündüm.” Aras, alevlerin içindeki bir makineyi tutan vardiya amirinin de yanarak hayatını kaybettiğini belirtti.
“Baktım kimse yok. Kendim çabamla elbiselerimi kopardım, attım. Vücudum yanmış, bacaklarım, yüzüm ve ellerim yanmıştı,” diye devam etti.
İlk raporlar, yangında 6 işçinin yaşamını yitirdiğini ve 7 kişinin ağır yaralandığını ortaya koydu. Ölüm haberleri arasında Esma adlı genç bir işçi de bulunuyor. Yaralıların bir kısmı hastanelerde yoğun bakımda tedavi altındayken, diğerleri ise hafif yaralanmalarla gözlem altında tutuluyor.
Aras, yangının ardından iş yerindeki sosyal hak eksikliklerine de ışık tuttu. “Sigortamız yoktu, yemek verilmiyordu, oturacak yerimiz yoktu. Günlük 800 lira alıyorduk ve dört yıldan fazla burada çalışıyorduk,” diyerek uzun süredir devam eden istismarları dile getirdi.
“Biz davacıyız. O kadar canlar gitti. Biz çabaladık, hakkımızı vermediler. Kimse keyif için çalışmaz,” diye ekledi.
Ay Ayten Aras, işverenin her gün sabah 09.00’da tesise geldiğini, fakat yangın gününün de aynı saatte geldiğini ve olay anında hiçbir önlem almadığını söyledi. “O gün geldi, gördü, gitti. Hep 09.00’da geliyordu, bizim başımıza gelene kadar.” Bu durum, iş güvenliği denetimlerinin yetersizliğine ve işverenin sorumluluklarından kaçtığına dair ciddi soru işaretleri oluşturuyor.
Yangının ardından Kocaeli Valiliği, olay yerinde acil durum planlarının gözden geçirilmesi ve benzer kazaların önlenmesi için denetimlerin artırılacağını duyurdu. Belediye başkanı ise ailelerin acısını paylaşarak, mağdurlara maddi ve manevi destek sağlanacağını belirtti.
İşçi sendikaları ise, “İşçi haklarının korunması, güvenli çalışma ortamının sağlanması ve işverenin sorumluluklarını yerine getirmesi” gerektiğini vurgulayarak, geniş çaplı protestolar ve hak talep dilekçeleri hazırladıklarını açıkladı.
Uzmanlar, özellikle kimyasal ve yanıcı maddelerin işlendiği tesislerde yangın alarm sistemleri, otomatik söndürme cihazları ve düzenli güvenlik eğitimlerinin zorunlu olduğunu belirtiyor. Ayrıca, işçi hakları konusunda yasal düzenlemelerin sıkı bir şekilde denetlenmesi, sosyal hakların eksiksiz sağlanması ve işverenlerin sorumluluklarının artırılması gerektiği vurgulanıyor.
Bu trajik olay, iş güvenliği, işçi hakları ve denetim mekanizmalarının ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.