Türkiye’nin Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2025 yılının ilk on ayında orta‑yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatının toplam imalat sanayi ihracatı içindeki payının yüzde 42,8’e yükseldiğini açıkladı. Bu oran, bir önceki yıla göre kayda değer bir artışı işaret ederken, ihracatın sanayi üretimindeki büyümenin lokomotifi konumunu pekiştirdi.

Bakan Bolat, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksinin eylül ayında 51,7’den ekim ayında 52,4’e yükselerek son 17 ayın en yüksek seviyesine ulaştığını vurguladı. Bu yükseliş, Mayıs 2024’ten bu yana görülen en belirgin iyileşme olarak nitelendirildi ve ihracat iklimindeki kesintisiz iyileşme trendinin 22. aya taşındığını gösterdi.
Ekonomik aktivite artışı, özellikle Almanya, ABD ve İtalya gibi büyük pazarlarda belirginleşti. Almanya’da son iki buçuk yılın en hızlı büyümesi kaydedilirken, ABD’de son iki ayın, İtalya’da ise son 19 ayın en yüksek büyüme seviyeleri gözlendi. Birleşik Krallık ise eylül ayındaki sınırlı gerilemenin ardından ekimde yeniden yükselişe geçti. Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’da da artış trendi sürdü, Suudi Arabistan özellikle Tayland ve Hindistan’ın önünde yer alarak bölgedeki en yüksek büyüme hızına ulaştı.
2025 yılı Eylül ayında sanayi üretimi, bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 2,9 artış gösterdi. Üçüncü çeyrekte ise yüzde 5,1 büyüme kaydedildi. Ocak‑Ekim dönemi ihracatı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,9 artarak 224,6 milyar dolar seviyesine ulaştı; yıllık bazda ise %3,1 artışla 270,2 milyar dolara yükseldi.
Bolat, “Üretim ve ihracat kapasitemizi, yüksek teknoloji ve katma değerli ürünlerimizle daha da güçlendirmeye kararlıyız” diyerek, dış talep koşullarının iyileşmesinin yanı sıra uygulanan etkin destek mekanizmaları ve ticaret diplomasisinin de ihracat artışına katkı sağladığını belirtti. Bakan ayrıca, inovasyon ve teknoloji temelli dönüşüm adımlarıyla üretim ve ihracat kapasitesinin sürdürülebilir şekilde artırılacağını vurguladı.
Bu rakamlar, Türkiye’nin yüksek teknoloji odaklı ihracat stratejisinin somut sonuçlarını ortaya koyuyor. Özellikle ihracatın %42,8 gibi yüksek bir orana çıkması, katma değerli ürünlerin dış pazarlarda rekabet gücünün artmasına işaret ediyor. Ayrıca, ihracat iklim endeksindeki yükseliş, firmaların dış pazarlara yönelimlerini ve devletin ticaret politikalarının etkinliğini gösteriyor. Uzmanlar, bu trendin devam etmesi için AR‑GE yatırımlarının artırılması, lojistik altyapının güçlendirilmesi ve pazar çeşitliliğinin genişletilmesi gerektiğini vurguluyor.
Türkiye’nin 2025 yılı ihracat ve sanayi üretim performansı, yüksek teknoloji ürünlerine odaklanan politikaların ve etkin ticaret destek mekanizmalarının bir sonucudur. Bakan Bolat’ın belirttiği gibi, bu olumlu tablo, hem mevcut firmalar hem de yeni girişimler için güçlü bir motivasyon kaynağıdır. Gelecek dönemlerde yenilikçi üretim ve küresel pazarlara entegrasyon çabalarının sürdürülmesi, Türkiye’nin dış ticaret dengesini daha da güçlendirecek ve ekonomik büyümenin sürdürülebilirliğini sağlayacaktır.