Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Ahmet Suat Demir, zayıflama iğnelerinin hekim kontrolünde kullanılmasının şart olduğunu belirtti. “Zayıflama iğnesinin etkisini görebilmemiz için en az 3 ay düzenli kullanım, %5’ten fazla kilo kaybı ve toplamda en az bir yıl süreli tedavi” gerektiğini sözlerine ekledi.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), obeziteyi 21. yüzyılın en kritik sağlık sorunu olarak tanımlıyor. Dr. Demir, “Tüm dünyada yaklaşık 1 milyar insan obez ve ülkemizde %30’dan fazla birey bu kategoride” diyerek, obezitenin Avrupa’nın en yüksek oranına sahip ülkelerden biri olduğumuzu vurguladı. Bu durumun diyabet, hipertansiyon, kardiyovasküler hastalıklar gibi kronik hastalık riskini artırdığına dikkat çekti.
Uzman, obezite tedavisinde tek bir yöntem olmadığını, diyet, egzersiz ve davranış değişikliği gibi yaşam tarzı düzenlemelerinin yanı sıra farmakolojik ve girişimsel tedavilerin de kişiye özel olarak planlanması gerektiğini açıkladı. “Her hastanın altta yatan bir hastalığı olup olmadığını ve hangi tedavi yöntemine en uygun olduğunu belirlemek için uzman bir hekim tarafından detaylı değerlendirme yapılmalıdır.”
Türkiye’de şu an günlük ve haftalık dozlarda kullanılan zayıflama iğneleri, düşük dozlarla başlanıp kişiye göre artırılıyor. Dr. Demir, pankreatit, pankreas ya da tiroit kanseri öyküsü, ailede MEN‑2 sendromu gibi risk faktörleri olan hastalarda bu iğnelerin kesinlikle kullanılmaması gerektiğini belirtti. Yan etkiler arasında safra taşı, bulantı, gaz, şişkinlik ve kusma bulunabiliyor; ancak bu şikayetler hastanın yaşam kalitesini ciddi derecede etkilemediği sürece tedaviye devam edilebileceğini ekledi. Ayrıca, tedavi sürecinde yeterli su tüketiminin ve dengeli bir diyetin önemine değindi.
FDA’nın onayladığı bazı moleküller 12 yaş ve üzeri için uygunken, Türkiye’de bazı iğneler 18 yaş altı için kullanılmıyor. Dr. Demir, “Tokluk mesajı veren bu iğneler, merkezi sinir sistemindeki tokluk merkezini uyarır, mide boşaltımını geciktirir ve glukoz bağımlı insülin salınımını artırarak açlık hissini azaltır.” şeklinde açıklama yaptı. Ancak, yan etkiler ve bireysel uygunluk her zaman kontrol edilmelidir; bu yüzden alanında uzman bir hekimle görüşülmeden hiçbir tedaviye başlanmamalıdır.
Dr. Demir, obezitenin kronik bir hastalık olduğunu ve kilo kaybının sürdürülebilir olması için bütüncül bir yaklaşım gerektiğini yineledi. Zayıflama iğneleri, doğru kriterlere uyan ve hekim gözetiminde kullanılan hastalar için etkili bir seçenek olabilir; ancak kendi başına kullanılmamalı, düzenli kontrol ve takip şarttır.