28 Kasım 2025 tarihinde Kadıköy Şükrü Saracoğlu Stadyumu’nda oynanan UEFA Avrupa Ligi 2. tur ikinci ayağı, Fenerbahçe ile Ferencvaros arasında 1-1 berabere sona erdi. Fenerbahçe’nin erken dakikalarda bulduğu gol, Ferencvaros’un ikinci yarıda bulduğu eşitleyici golle karşılandı. Maçın son dakikalarında Fenerbahçe, penaltı fırsatı bulsa da kaleci Denes Dibusz‘un kurtarışıyla sonuçlanmadı ve beraberlik sağlandı.

Maçın ardından Macar gazeteleri, Türk futbolunu eleştiren ve hatta alaycı bir dille yorumlayan başlıklar yayınladı. En çok öne çıkan manşetler şu şekildedir:
Magyarnemzet: Denes Dibusz Türklerle dalga geçti.
Origo: Ferencvaros kahramanca bir mücadelenin ardından İstanbul cehenneminde bir puan kazandı.
Magyarhirlap: Ferencvaros’un İstanbul’daki muhteşem beraberliği.
HVG: Ferencvaros, İstanbul’daki muhteşem maçla Avrupa Ligi’ndeki yenilmezlik serisini sürdürdü.
Sportal: Yenilmez Ferencvaros! Fenerbahçe de yeşil‑beyazlıları yenemedi.
Blikk: Ferencvaros’un Avrupa Ligi’ndeki bir başarısı daha. Yeşil‑beyazlılar dün akşam yine kaybetmedi ve maç 1-1 berabere bitti.
444: Ferencvaros İstanbul’da beraberliği aldı, Avrupa Ligi’nde yenilgisiz kaldı.
Mandiner: Ferencvaros cehennem şartlarında İstanbul’da büyük bir başarıya imza attı.
Ripost: Ferencvaros sürpriz yaptı, Türkler bile Barnabas Varga’yı tutamadı.
Index: Ferencvaros, İstanbul cehenneminde yenilgisiz kalıp dev bir adım attı.
Magyarnemzet gazetesi, Dibusz’un maç sonundaki açıklamasını şu şekilde aktardı: “Son birkaç dakika aslında futbolla ilgili değildi. Horoz dövüşüydü, maçın sonuna küçük çiviler yerleştiriliyordu.” Bu sözler, hem Ferencvaros’un performansını küçümsemek hem de Türkiye’yi aşağılayıcı bir üslupla ele almak amacıyla kullanıldığı iddia edildi. Türkiye’deki spor otoriteleri ve kamuoyunun tepkisi büyük oldu; birçok yorumcu, bu tür ifadelerin uluslararası spor camiasında kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Maç teknik anlamda dengeli bir mücadele sundu, ancak basın söylemi üzerinden yükselen tansiyon, sporun birleştirici yönünden uzak bir tablo çizdi. Macaristan medyasının bu şekilde sert ve provokatif bir dille olayları yorumlaması, iki ülke arasındaki spor diplomasi açısından yeni bir gerilim kaynağı oluşturabilir. İlerleyen dönemde medya etiği ve uluslararası spor haberlerinin sınırları yeniden gündeme gelebilir.