Papa 14. Leo, 1. İznik Konsili’nin 1700. yıldönümünü anmak üzere 25 Kasım‑2 Aralık tarihleri arasında Türkiye’ye resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. İlk durağı tarihi Sultanahmet Camisi olan Papa, ardından Yeşilköy’deki Mor Efrem Süryani Kadim Ortodoks Kilisesi’ni ziyaret ederek Suriye ve Ermeni Hristiyan cemaat temsilcileriyle bir araya geldi. Ziyaretin üçüncü durağı ise Kumkapı Meryem Ana Patriklik Kilisesi oldu; burada dualar ve ekumenik bir ayin gerçekleştirildi.
İznik ayini ise özellikle 325 yılında toplanan ve Hristiyanlığın temel doktrinlerini şekillendiren İznik Konsili‘nin 1700. yıldönümüne özel bir törenle anıldı. Bu tören, hem Katolik hem de Ortodoks din adamlarının katılımıyla, tarihi bir simge olarak büyük bir gösteri niteliği taşıdı.

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ziyaretin bir “şova” haline getirildiğini savundu. Yalçın, “Bilindiği üzere Papa 14. Leo, 27 Kasım‑2 Aralık tarihlerinde Türkiye’ye bir ziyaret gerçekleştiriyor. Hristiyan dünyasına yönelik planlı mesajlar içeren ve hem tarihî, hem de dini ayrışmaları kaşımayı hedefleyen bu ziyaret, bir tür şova dönüştürülmüş” şeklinde eleştirisini dile getirdi.
Yalçın ayrıca, “Nitekim söz konusu ziyaretin İznik bölümü esnasında, 325 yılında yapılmış olan 1700 yıl önceki Konsil Toplantısı yeniden canlandırılarak gösterişli bir ayin düzenlenmiştir. Hristiyan âleminin birleşip bütünleşmesi hedefiyle Selçuklu ve Osmanlı bakiyesi Türk topraklarında düzenlenen bu maksatlı ayin, kamuoyunda rahatsızlığa yol açmıştır” diyerek tarihi bir simgeyi politik bir araç olarak kullandığını iddia etti.
İddiaların yanı sıra Yalçın, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin ATV’de yayınlanan “Kuruluş Orhan” dizisinin senarist ve yapımcısı Mehmet Bozdağ’ı aradığı bilgisini de duyurdu. Bu durum, parti içinde kültürel ve tarihsel algıların nasıl yönlendirildiği konusundaki tartışmaları da alevlendirdi.
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici de MHP’nin ardından aynı platformda sert bir açıklama yaptı. Destici, “1,5 milyar Katolik’in ruhani lideri ve Vatikan’ın ilk Amerikalı Papası olan XIV. Leo’nun ilk yurtdışı ziyareti Ankara oldu. Ardından İstanbul ve İznik…” diyerek ziyaretin sadece turistik bir etkinlik olmadığını, “politik” ve “teolojik” bir anlam taşıdığını vurguladı.
Destici, “İznik hiç bir zaman nötr bir mekan olmadı, olmayacak da… Bu ziyaret bir gövde gösterisi olmayabilir; fakat kesinlikle bir ‘hesaplaşma’dır” şeklindeki sözleriyle, hem Hristiyan dünyasının kendi iç hesaplaşmasını hem de Türkiye’nin kadim tarihinin yeniden gündeme gelmesini işaret etti. “Devlet ve millet olarak paniklemeye gerek yok, ama ayakta uyumanın da alemi yok” diyerek halkın dikkatli olması gerektiğini belirtti.
Bu açıklama, BBP’nin geleneksel muhafazakar söylemiyle MHP’nin milliyetçi eleştirisini birleştirerek, Cumhur İttifakı içinde yeni bir gerilim hattı ortaya çıkardığını gösterdi.
Her iki parti liderinin de ziyaretle ilgili açıklamaları, Cumhur İttifakı içinde ortak bir dış politika çizgisinin eksikliğini gözler önüne serdi. Bir yanda Vatikan’ın kültürel diplomasi çabaları, diğer yanda ise yerel siyasetçilerin tarihsel sembolleri siyasi araçlara dönüştürme çabaları, Türkiye’nin çok taraflı dış ilişkilerde dengeyi nasıl kuracağı sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
Uzmanlar, bu tür yüksek profilli dini ziyaretlerin “hesaplaşma” niteliği taşımasının, sadece dini toplulukları değil, aynı zamanda ulusal kimlik algısını da etkileyebileceğini belirtiyor. Özellikle İznik gibi tarihî bir mekânın politik bir sahneye dönüştürülmesi, toplumsal kutuplaşmanın artmasına yol açabilir.
Sonuç olarak, Papa 14. Leo’nun Türkiye ziyareti, sadece bir ekumenik buluşma olmaktan çıkıp, tarih, din ve siyaset arasında yeni bir gerilim hattı oluşturdu. Bu durum, ilerleyen günlerde hem yerel hem de uluslararası arenada izlenecek yeni diplomatik hamlelerin temelini belirleyecek.