Bakan Murat Kurum, site yönetim sektörünün 7/24 izlenmeye alınacağını ve haksız aidat artışlarının tamamen durdurulacağını duyurdu. Bu düzenleme, sadece bakanlık tarafından lisans verilen yönetim şirketlerinin site içi hizmetleri üstlenebilmesini sağlayacak. Lisanslı şirketler, otopark, bahçe, spor alanları ve diğer ortak kullanım alanlarını kapsamlı bir kalite standardına uygun olarak işletmekle sorumlu olacak.

Denetimler, bakanlık tarafından atanan bağımsız denetim ekipleri tarafından yılda en az bir kez gerçekleştirilecek. Usulsüzlük tespit edildiğinde, ilgili şirketin lisansı iptal edilecek ve yöneticilere idari para cezaları ile birlikte kamu hizmeti sunma yasağı uygulanacak.
Türkiye genelinde yaklaşık 20 milyon kişinin yaşadığı site ve apartman kompleksleri bu yeni denetim çerçevesine alınacak. Özellikle büyük şehirlerde, artan nüfus ve yüksek yaşam maliyetleri nedeniyle site aidatlarının kontrolsüz şekilde yükselmesi vatandaşların bütçelerini zorlamıştı. Lisanslı şirketlerin sadece teknik ve idari becerileri değil, aynı zamanda mali şeffaflık kriterlerini de karşılaması zorunlu olacak.
Bakanlık, yeni mevzuat taslağını önümüzdeki üç ay içinde Meclis’e sunmayı planlıyor. Taslak, site yönetim şirketlerinin lisans şartlarını, denetim prosedürlerini ve yaptırım mekanizmalarını detaylı bir şekilde düzenleyecek. Tasarı kabul edildiği takdirde, 2026 yılının ilk çeyreğinde tam anlamıyla yürürlüğe girmesi hedefleniyor.
Konuyla ilgili bağımsız ekonomi uzmanları, “Bu adım, kamu yararını koruma ve haksız mali yükleri azaltma açısından kritik” derken, tüketici hakları dernekleri de şeffaflık ve denetim raporlarının kamuoyu ile paylaşılmasını talep ediyor. Ayrıca, lisanslı şirketler arasında rekabetin artması ve hizmet kalitesinin yükselmesi beklentileri de gündemde.
Uygulamanın hayata geçmesiyle birlikte, vatandaşların aidat faturalarındaki ani ve açıklanmayan artışlarla karşılaşma olasılığı büyük ölçüde azalacak. Aynı zamanda, sektör içinde profesyonel yönetim şirketlerinin yükselişi, site yaşam kalitesini ve ortak alanların sürdürülebilir kullanımını da artıracak. Bu sürecin şeffaf ve adil bir çerçevede yürütülmesi, hem ekonomik dengeyi koruyacak hem de sosyal memnuniyeti yükseltecek.