2024 yılının sonbaharında, ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela ve çevresindeki hava sahasının tamamen kapatılacağını duyurdu. Bu açıklama, hem bölgesel hem de küresel havacılık otoriteleri tarafından yakından izlenirken, Venezuela hükümeti bu kararı açıkça kınadı.
Venezuela Ulaştırma Bakanı Ramón Velásquez Araguayan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Trump’ın sözlerinin ülkenin egemenliğine yönelik doğrudan bir saldırı olduğunu belirtti. Bakan, “ABD’nin bu tür bir açıklama yapma yetkisi yoktur ve hiçbir yasal dayanağı bulunmamaktadır” ifadelerini kullandı.
Araguayan, ayrıca Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) nezdinde resmi bir şikayette bulunduklarını duyurdu. “Bu tür bir eylem, Uluslararası Sivil Havacılık Sözleşmesi’nin 17 No’lu ekinde ağır bir suç olarak tanımlanan yasa dışı müdahale niteliğindedir” şeklinde açıklama yaptı.
Venezuela, ICAO’ya sunduğu belgelerde, Trump’ın açıklamasının yanıltıcı bilgi yayarak bölgedeki havacılık operasyonlarının güvenliğini tehlikeye attığını ve uluslararası hukuk çerçevesinde “egemenlik ihlali” olarak değerlendirildiğini vurguladı. Ülke, bu durumun yalnızca diplomatik bir sorun olmadığını, aynı zamanda sivil havacılık sektöründeki işletmeler ve yolcular için ciddi riskler oluşturduğunu belirtti.
Uluslararası alanda ise bazı ülkeler Venezuela’nın adımını desteklerken, ABD yanlıları ise bu şikayetin siyasi bir manevra olduğunu iddia ediyor. Avrupa Birliği temsilcileri, “Uluslararası havacılık kurallarının herkes tarafından eşit şekilde uygulanması gerektiğini” vurgulayarak iki tarafı diyalog yoluna davet etti.
Bu gelişme, özellikle Latin Amerika’da artan jeopolitik gerilimlerin bir yansıması olarak görülüyor. Uzmanlar, benzer durumların gelecekte de ICAO gibi uluslararası kuruluşların gündemine girebileceği ve uluslararası hukuk çerçevesinde yeni düzenlemelerin yapılması ihtimalinin yükseldiğini söylüyor.

Sonuç olarak, Venezuela’nın ICAO’ya yaptığı başvuru, ABD‑Venezuela ilişkilerinde yeni bir dönemin kapısını aralıyor. İki ülke arasındaki diplomatik gerilim, uluslararası havacılık standartlarının korunması ve bölgesel istikrar açısından kritik bir test niteliği taşıyor.