TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu, “İyi eğitim alan, erişilebilir bir şehirde yaşayan, destekleyci teknolojilere ulaşabilen, iş yerinde makul düzenlemeler sağlanan bir engelli birey, toplumsal hayatta aktif bir özne olur.” diyerek sözlerine başladı.

Komisyon toplantısına Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), çeşitli şirket ve dernek temsilcileri de katıldı. Açılışta Kasapoğlu, engelli bireylerin sadece “iş bulma” sorunu değil, aynı zamanda bağımsız bir yaşam, gelir, sosyal hayat ve özgüven kazanması gerektiğini vurguladı.
Kazara göre, kamu tarafından atılan adımlar değerli olsa da, iş hayatının ağırlığını yalnızca devletin taşıması sürdürülebilir değildir. “Engelli istihdamının gerçek anlamda yaygınlaşması, özel sektörün vizyonu ve katılımıyla birebir orantılıdır” şeklinde ifade etti.
Kasapoğlu, yüzde 3 engelli istihdam kotasının tek başına çözüm olmadığını, bu kotanın bir başlangıç olduğunu ve çalışanların görünür olup üretime katılımının izlenmesi gerektiğini belirtti.
TOBB Genel Sekreter Yardımcısı Cengiz Delibaş, mevcut kotanın tehlikeli iş yerlerinde aynı oranda uygulanmasının pratikte sorunlar yaratabileceğini dile getirdi. “Buralara engellileri sokmamız bile mümkün değil, çünkü iş sağlığı ve güvenliği açısından riskli” şeklinde uyarıda bulundu.
MAN Türkiye AŞ İnsan Kaynakları Müdürü Sezin Kazova, firmalarında 126 engellinin çalıştığını ve ticari araçların engelli müşterilerin ihtiyacına göre tasarlandığını anlattı. Ford Otosan Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık Lideri Zülal Çalışkan ise 25 bin çalışanı arasındaki 498 engelli çalışanı ve kadınların %19’luk oranını paylaştı. Şirket, “Engelsiz İŞKUR Platformu” sayesinde adaylara daha hızlı ulaşabildiğini belirtti.
INAN Derneği Kurucu Başkanı Bahar Taşkın Öztürk, kadın engellilerin daha zor durumda olduğunu ve üniversitelerin erişilebilirliğinin artırılması gerektiğini vurguladı. Es Kariyer kurucusu Esra Odabaşı, ön yargıların en büyük engel olduğunu, şirket içi engelli iletişimi eğitimlerinin zorunlu olması gerektiğini savundu.
İşitme Engelliler Birliktelik Derneği Başkanı Dr. Burak Uyanık, farkındalığın artmasıyla işitme engellilerin ve görme engellilerin de üretken olabildiğini, kamu hastanelerinde işaret dili tercümanlarının zorunlu bulunması gerektiğini dile getirdi.
Katılımcılar, erişilebilir başvuru sistemleri, engelli kadınlar için ekstra teşvikler ve eğitim-mentor programlarının yaygınlaştırılması gerektiğini belirtti. Ayrıca, “kota doldu mu?” sorusundan ziyade “bu çalışan hangi değeri üretebilir?” sorusunun sorulması gerektiği vurgulandı.
Bu kapsamlı görüşmeler, Türkiye’nin engelli istihdamı konusunda daha kapsayıcı, dinamik ve sürdürülebilir bir yol haritası çizmeye yöneldi.