Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye’nin “dünyanın en iyi sağlık altyapısına” kavuştuğunu belirterek, “Artık Türkiye de kendi sağlık cihazlarını üretip, teknolojisini yapabilir hâle geldi” şeklinde güçlü bir açıklama yaptı. Bu ifade, ülkenin savunma sanayii ve medikal teknolojideki bağımsızlık hedefinin bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
Memişoğlu, Aselsan’ın tamamen yerli mühendisleri tarafından tasarlanan röntgen cihazları ve diğer ileri teknoloji medikal ekipmanlarını teslim aldıklarını vurguladı. “Dün 30 adet röntgen cihazını teslim aldık. Bundan sonra da Türkiye’de üretilen ileri teknoloji cihazlarını sağlık sistemimizde kullanır hâle geliyoruz” diyerek, yerli üretimin ölçeğini ve hızını ortaya koydu. Bu cihazların %70’inin kamu hastanelerine, %30’unun ise özel sağlık kuruluşlarına dağıtılması planlanıyor.
Bakan, “Sağlıklı Türkiye Yüzyılı” kapsamında 64’üncü il Çankırı’yı ziyaret etti. Çankırı’da 16 birinci basamak ve 13 ikinci basamak sağlık tesisi hizmete açıldığını, ayrıca 2 birinci basamak ve 1 ikinci basamak tesisi inşa aşamasında olduğunu belirtti. En büyük adım ise 2026 yılında hizmete açılması hedeflenen 400 yataklı hastane projesi. Memişoğlu, bu hastanenin tamamlandığında “yaklaşık 700 yataklı eğitim ve araştırma hastanesi fonksiyonuna kavuşmuş olacak” diyerek, bölgenin sağlık kapasitesinde bir çifte artışa işaret etti.

Çankırı’nın Kurşunlu ilçesindeki termal kaynaklar, sağlık turizmi açısından stratejik bir potansiyel taşıyor. Memişoğlu, bu doğal kaynakların değerlendirilerek bölgeyi “termal turizm merkezlerinden biri” hâline getirme hedefi olduğunu belirtti. Ayrıca Kızlaryolu Barajı’nın su kalitesini artırarak halk sağlığına olumlu katkı sağladığını vurguladı.
Bakan, “Ülkemizde sağlık hizmetleriyle ilgili koruyuculuğu önemsiyoruz. Toplumumuzun bedenlerini korumasını, hastalanmadan sağlıkla ilgili bilinçli olmasını istiyoruz” diyerek, önleyici sağlık politikalarının önemine değindi. Aynı zamanda, “hastalandıkları zaman bütün fiziki altyapımız ve insan gücümüzle onlara en iyi hizmeti vermeye çalışıyoruz” sözleriyle, mevcut altyapının kapasitesini ve hizmet kalitesini vurguladı.
Bu kapsamlı açıklamalar, Türkiye’nin sağlık sisteminde hem altyapısal hem de teknolojik anlamda bir yeni döneme girdiğinin sinyallerini taşıyor. Yerli üretim, hastane kapasitesinin artırılması ve sağlık turizminin desteklenmesi, ülkenin uzun vadeli sağlık vizyonunun temel taşları olarak öne çıkıyor.