ÇİN Devlet Başkanı Şi Cinping ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 4 Aralık 2025 tarihli Çin‑Fransa İş Konseyi 7’nci Toplantısı’nın kapanış töreni için Pekin’de bir araya geldi. İki lider, iki ülkenin stratejik ortaklığını pekiştirmek ve ticari ilişkileri yeni bir seviyeye taşımak amacıyla bir dizi ortak açıklama yaptı.

Şi, 2025 yılının ilk 10 ayını kapsayan dönemde Çin ve Fransa arasındaki toplam ticaret hacminin 68,75 milyar dolar seviyesine ulaştığını vurguladı. Bu rakam, iki ülkenin karşılıklı ekonomik bağlarının sadece büyüdüğünü değil, aynı zamanda küresel tedarik zincirlerine entegrasyonunun da güçlendiğini gösteriyor.
Toplantıda ayrıca iki yönlü yatırım tutarının 27 milyar dolar seviyesini aştığı bildirildi. Yatırım akışının özellikle yenilenebilir enerji, yüksek teknoloji ve altyapı projelerinde yoğunlaştığı, Fransa’nın Çin pazarına açılma stratejisinin ise “daha sürdürülebilir ve uzun vadeli” bir çerçeveye oturacağı ifade edildi.
Şi, yapay zeka, yeşil teknoloji ve dijital ekonomi alanlarında iş birliğinin derinleştirilmesi gerektiğini belirtti. Her iki ülke de bu kritik sektörlerde ortak Ar‑Ge merkezleri kurmayı, standartların ortaklaşa geliştirilmesini ve genç girişimcilerin desteklenmesini planlıyor. Bu adımların, hem bölgesel hem de küresel rekabet gücünü artıracağına dikkat çekildi.
Şi, Çin‑Fransa ilişkilerinin aynı zamanda Avrupa Birliği (AB) ile de güçlenmesi gerektiğini hatırlatarak, 2025 yılının iki taraf arasında diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 50. yılı olduğunu vurguladı. İki lider, bu kilometre taşının, “daha parlak bir yarının temellerini atmak” için bir fırsat olduğunu sözlerine ekledi. Ayrıca, küresel yönetişime yeni katkıların sağlanması, iklim değişikliğiyle mücadele ve uluslararası ticaret kurallarının modernize edilmesi konularında da ortak adımlar atılacağı bildirildi.
Toplantının kapanış konuşmasında, Şi ve Macron, iki ülkenin karşılıklı güven, istikrar ve sürdürülebilir büyüme üzerine kurulu bir ortak vizyonu paylaştığını vurgulayarak, bu iş birliğinin yalnızca ikili ilişkileri değil, aynı zamanda Asya‑Avrupa köprüsünü de güçlendireceğini belirtti.