İlk teknik direktör değişikliği, Gaziantep FK‘nin İsmet Taşdemir ile yollarının ayrılmasıyla gerçekleşti. Yönetim, sezonun ilk iki haftasında Galatasaray ve Konyaspor’a 3‑0 mağlubiyetler almasının ardından takıma yeni bir vizyon getirmek istedi.
Taşdemir’in yerine getirilen Burak Yılmaz, 12 maçta 6 galibiyet, 4 beraberlik ve 2 mağlubiyet elde ederek takımı orta sıralara taşıdı. Bu hızlı dönüş, ligdeki diğer kulüplerin yönetim politikalarına da ışık tuttu.

Gaziantep’in ardından, üç büyük İstanbul kulübü Beşiktaş, Fenerbahçe ve RAMS Başakşehir teknik direktör değişikliği yaşadı. Beşiktaş, Ole Gunnar Solskjaer ile başladığı sezonu, 28 Ağustos’ta Sergen Yalçın‘a devretti. Avrupa kupalarındaki erken elenmeler (UEFA Avrupa Ligi ikinci eleme ve Konferans Ligi play‑off) bu kararı tetikledi.
Fenerbahçe ise Jose Mourinho‘yu 29 Ağustos’ta yön değiştirdi; Mourinho’nun ardından Domenico Tedesco takıma getirildi. Mourinho döneminde takımı 1 galibiyet ve 1 beraberlikle ligde başlasa da, Şampiyonlar Ligi’nde Feyenoord’u eleyip Benfica’ya yenilmesi yönetimin kararını hızlandırdı.
Başakşehir’de ise Çağdaş Atan görevden alındı, yerine Nuri Şahin getirildi. Şahin, daha önce Bundesliga’da Borussia Dortmund’u çalıştırmış deneyimli bir teknik adam olarak, ligin üst sıralarında yeni bir strateji vaat etti.
Kaybettiği puanlarla mücadele eden Eyüpspor, Selçuk Şahin’in 8 maçta sadece 5 puan toplaması üzerine teknik direktör değişikliğine gitti. Aynı şekilde, Kayserispor da 8 maçta 5 puan toplayan Markus Gisdol‘u görevden aldı.
Antalyaspor’da Emre Belözoğlu 267 gün görev yaptıktan sonra istifasını sundu; yerine Erol Bulut getirildi ancak Bulut da 6 maçta 1 galibiyet ve 1 beraberlikle takımdan ayrıldı.
Gençlerbirliği, 10 haftada sadece 2 galibiyet alarak Hüseyin Eroğlu‘nun yerine Volkan Demireli getirdi. Fatih Karagümrük ise Marcel Licka‘yı 10. haftada değiştirdi, yerine Onur Can Korkmaz getirildi.
Çaykur Rizespor Teknik Direktörü İlhan Palut ve Konyaspor Teknik Direktörü Recep Uçar, farklı maç sayıları olmasına rağmen aynı 14 puanı topladı. Palut 14 maçta 3 galibiyet, 5 beraberlik, 6 mağlubiyet; Uçar ise 11 maçta 4 galibiyet, 2 beraberlik, 5 mağlubiyet kaydetti. Her iki teknik adam da aynı puanla takımlarını bıraktı; Uçar’ın ardından Çağdaş Atan Konyaspor’a, Palut’un yerine ise Recep Uçar (önceki görevi) getirildi.
Ligde teknik direktör değişikliği yaşayan son takım Kasımpaşa oldu. Gürcü teknik adam Şota Arveladze 14 maçta 3 galibiyet, 4 beraberlik, 7 yenilgi alarak 13 puanda kaldı ve kulüp bu performansı yeterli görmeyerek yol ayrımına karar verdi.
Bu yoğun değişim dalgası, Süper Lig’in rekabet dengesinin kırılganlığını ortaya koydu. 12 teknik direktör değişikliği, toplamda 28 kulüp maçının (yaklaşık %20’si) sonucunu doğrudan etkiledi. Uzmanlar, bu trendin devam etmesi halinde ligin istikrarının ve izleyici ilgisinin azalabileceği uyarısında bulunuyor. Öte yandan, yeni gelen teknik adamların taktiksel yaklaşımları ve transfer politikaları, ikinci yarıda ligin sürprizlerini şekillendirecek temel faktör olarak görülüyor.
Lig yönetiminin, kulüplere uzun vadeli teknik kadro planlaması konusunda daha sıkı denetim ve destek mekanizmaları getirmesi, sezonun ikinci yarısında bu tür dalgalanmaların önüne geçebilir. Taraftarların ve medyanın da bu dönüşüm sürecini yakından izlemeye devam etmesi bekleniyor.