Yılmaz Süzen (1935‑2025) ve Fatma Süzen (1939‑2025), 1955 yılında genç yaşta evlenip Aydın’a taşınarak 70 yıl boyunca aynı yastığa baş koymuş bir çift oldular. İkisi de Gümüşlük Mahallesi’nden gelerek Aydın Efeler ilçesinin Kurtuluş Mahallesi’nde yerleşti, üç çocuk ve torunlarıyla mutlu bir aile kurdular.

Yılmaz 90, Fatma 86 yaşındayken, “Yan yana gömülmek istiyoruz” diyerek bir vasiyet hazırladılar ve mezar ücretlerini iki kez ödeyerek belediyeden yan yana mezar talep ettiler. Yılmaz’ın vefatı üzerine, Kemer Mezarlığı’na defnedildi; Fatma’nın ise aynı mezarda yan yana olabilmesi için 5 yıl içinde ölmesi gerektiği söylendi.
Efeler Belediyesi Mezarlıklar Müdürlüğü, “Mezarlık yeri sıkıntısı ve aynı anda vefat etmeyen eşler için yan yana mezar verilmeyecek” açıklamasında bulundu. Başkan Anıl Yetişkin, akrabalık bağının mezar düzenlemelerini etkilemediğini, “herkese eşit hizmet sunulması gerektiğini” vurguladı.
Süzen çiftinin kızları Zerrin Gülay ve Ergün Gülay, belediyenin kararını “aşk dolu bir ömürün sonunda ayrılmaya zorlanması” olarak nitelendirdi. “70 yıl aynı yastığa baş koydular, ölünce yan yana yatamayacaklar” diyerek kararın duygusal ve ahlaki bir çelişki yarattığını belirttiler.
İlçedeki diğer vatandaşlar da benzer durumların yaşandığını ve belediyenin “büyükşehir belediyesiyle yaşadığı sorunları vatandaşlara yüklediğini” iddia ederek tepkilerini artırdı.
Türkiye’de belediyeler, mezarlık alanı tahsisinde “kamu hizmeti” ilkesiyle hareket ederken, “mezarlık yeri sıkıntısı” gibi nedenlerle sınırlamalar getirebilir. Ancak uzmanlar, uzun evlilik ve birlikte defin isteklerinin “özel bir durum” olduğuna ve ayrı bir düzenleme gerektirebileceğine dikkat çekiyor.
Çiftin çocukları, belediyenin kararının yeniden değerlendirilmesini ve benzer taleplerin daha esnek bir biçimde karşılanmasını talep ediyor. Ayrıca, mezarlık alanı planlamasının “yaşlı nüfus ve uzun ömür trendi” göz önünde bulundurularak revize edilmesi öneriliyor.