Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, resmi bir ziyaret kapsamında Hindistan’da Hint basınına yaptığı röportajda iki ülke arasındaki enerji, savunma ve yapay zeka gibi alanlarda artan iş birliğine değindi. “Rusya ile Hindistan arasında enerji alanındaki iş birliği, Ukrayna’daki gelişmelerden bağımsız şekilde sürüyor. Hindistan, Rusya’nın savunma alanındaki güvenilir ortaklarından biri. Her iki ülke arasında yapay zeka gibi geleceğe dönük çok sayıda kapsamlı iş birliği alanı mevcut.” ifadelerini kullandı.

Putin, Hindistan’ın hâlâ Rus petrolü ithal etmeye devam ettiğini ve “Şu anda kesin rakamlar veremem, ama petrol ve petrol ürünleri ticareti tamamen normal bir hızda ilerliyor” dedi. Aynı zamanda, ABD’nin nükleer santralleri için Rusya’dan nükleer yakıt almaya devam ettiğini belirterek, “ABD’nin bizden yakıt alma hakkı varsa, Hindistan’ın da neden olmasın?” şeklinde bir karşılaştırma yaptı.
Putin, ABD Başkanı Donald Trump’ın savaşı insani gerekçelerle hızlıca sonlandırma isteğine “hiç şüphem yok” diyerek destek verdi. “Ekonomik nedenler de var; enerji ve diğer alanları kapsayan bir ekonomik yeniden ilişki, iki taraf için de faydalı olacaktır.” şeklinde konuştu. Ayrıca, ABD şirketlerinin Rus pazarına geri dönmek için savaşın çözülmesini beklediğini vurguladı.
Putin, Batılı ülkelerin Ukrayna’yı kışkırtarak Rusya’ya yönlendirdiği savaşı “durdurmak istediğimizi” yineledi. “Rusya olarak biz, Batı’nın Ukrayna’yı kullanarak üzerimize yönlendirdiği bu savaşı durdurmak istiyoruz.” diyerek Rusya’nın savunma politikalarını haklı çıkardı.
Putin, her ülkenin savunma hakkını tanıdıklarını, fakat Ukrayna’nın NATO’ya katılmasının Rus güvenliğini tehdit ettiğini belirtti. “Ukrayna’nın güvenliğini, bizi tehdit etmeden sağlamanın bir yolunu bulalım.” dedi. Ayrıca NATO’nun 1990’lı yıllarda belirlenen sınırlarına geri çekilmesi gerektiğini ifade etti.
Putin, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy‘nin barış vaatlerine rağmen “neo‑Nazi politikalar yürüttüğünü” iddia etti. Zelenskiy’in “dar bir milliyetçi grup çıkarlarını halkın çıkarlarının üstünde tutuyor” şeklindeki eleştirileri, Rusya’nın diplomatik söyleminin bir parçası olarak sunuldu.