Han Yunus’taki Nasır Hastanesi‘ne getirilen cenazelerin büyük bir kısmında uzuv kayıpları, uzun dikişli kesikler ve çürümeye bağlı deformasyonlar tespit edildi. Aileler bu kesiklerin otopsi amaçlı mı yoksa organ alınmasına yönelik mi yapıldığını sorguluyor.
Ancak Gazze’deki adli tıp uzmanları, Sağlık Bakanlığı’nın gerekli tıbbi inceleme ekipmanından yoksun olması nedeniyle bu şüpheleri doğrulayamıyorlar ve bu durumun gerçeklerin ortaya çıkmasını zorlaştırdığını belirtiyor.
Deyr el Belah’ta yaşayan Muhammed Ayşe Ramazan, kayıp kardeşi Ahmed’i ilk günden beri arıyordu. Hastanede sergilenen fotoğrafların dördüncü gününde kardeşinin kimliğini tanıdı. Ramazan, kardeşinin göğsünden aşağı uzanan uzun bir dikiş izi olduğunu, “Hiç ameliyat geçirmemişti. Bu kesik neye dayanıyor bilmiyorum” dedi. Cesedin donmuş halde olduğu, üzerinde kurşun yaraları bulunduğu ve bir ayak parmağının eksik olduğu da bildirildi.
Beyt Hanunlu Zeyneb İsmail Şabat, kayıp kardeşi Mahmud’u yüz hatlarından ve saçlarından tanıdı. Şabat, kardeşinin ellerinin arkadan bağlı olduğunu, ayaklarında metal kelepçe izleri bulunduğunu ve giysilerinin tamamen çıkarılmış olduğunu ifade etti. Gazze’deki bağımsız sağlık ekipleri de çok sayıda cesette kırık kemikler, bağlanma izleri ve işkence belirtileri bulunduğunu doğruluyor.
İade edilen iki cenazeyi teşhis eden Nagah İsmail el‑Cebari ise kardeşini ayakkabılarından, oğlunu ise kıyafetlerinden tanıyabildiğini söyledi. Cebari, kardeşinin ayak ve el parmaklarının eksik olduğunu ekleyerek, “Organ alındığını düşünmüyorum ama çoğu cesette benzer eksikler vardı” dedi.
Gazze Adli Tıp Genel Müdürü Halil Hamada, cesetlerin aşırı dondurulmuş halde teslim edildiğini ve çoğu zaman çözülmesi için günler gerektiğini vurguladı:
“Yalnızca dış muayene yapabiliyoruz. İç organlara dair inceleme yapacak ekipmanımız yok.”
Bu eksik ekipman, hem organ incelemelerini hem de potansiyel insan hakları ihlallerinin belgelenmesini engelliyor. Uzmanlar, uluslararası tıp standartlarına uygun bir inceleme yapılmadan, bu tür iddiaların doğrulanmasının mümkün olmadığını belirtiyor.
Cenazelerin iadesi ailelere “bekleyişin sonu” gibi görünse de, cesetlerdeki izler cevaplardan çok yeni sorular doğuruyor. Aileler yakınlarını toprağa verebilse de, onların nasıl öldüğü, hangi koşullarda tutulduğu ve cesetlerine ne yapıldığına dair belirsizlik hâlâ sürüyor.
