Avusturya’nın batısında yer alan ve 3.798 metre yüksekliğindeki Grossglockner, her yıl binlerce dağcıyı kendine çeken bir turizm ikonu. 2025 yılının sonbaharında, deneyimli olduğu iddia edilen 36 yaşındaki bir erkek dağcı ile 33 yaşındaki kadın bir çift olarak dağın kuzey yüzüne tırmanmaya başladı.
İlk saatlerde ikili, acil durum ışıkları ve radyo iletişimiyle güvenli bir rota izliyor gibi görünüyordu. Ancak saat 18.00 civarında ışıkların titremeye başlaması, ekipmanın şarjının azaldığını gösterdi.
Kadın, zirveye sadece 50 metre kala aşırı yorgunluk ve soğuğa maruz kalarak dengesi kaydı. Birdenbire yere yığıldı ve hareket kabiliyetini kaybetti. Erkek dağcı ise bu kritik anı fark etmeden, yanlış bir rota seçimi ile kadını geride bıraktı ve kendi dönüş yolunu aramaya başladı.

Saat 02.30’da, gece karanlığında kaydedilen kamera görüntülerinde erkek dağcının, kadını kar içinde yalnız bırakarak dağın diğer yamacına inmeye çalıştığı net bir şekilde görüldü. Kadının hayatta kalma şansı, soğuk hava ve düşük oksijen seviyeleri nedeniyle hızla azaldı.
Saat 07.10’da bölgeyi taramaya çalışan bir kurtarma helikopteri, şiddetli rüzgar ve bulut örtüsü nedeniyle iniş yapamadı ve operasyon iptal edildi. Yaklaşık üç saat sonra, karadan tırmanan kurtarma ekibi, donmuş bir beden buldu; kadın, hipotermi nedeniyle yaşamını yitirmişti.
İnnsbruck Bölge Mahkemesi’ne sunulan dosyada, savcılık 36 yaşındaki erkek dağcıyı aşağıdaki nedenlerle suçladı:
– Yanlış rota seçimi
– Geç acil çağrı yapması
– Yetersiz ekipman ve acil durum ışıklarının pili
– Kadını korumasız ve yalnız bırakması
– Olay anında yardım ekiplerine bilgi vermemesi
Bu kapsamlı ihmal listesi, “ağır ihmal sonucu adam öldürme” suçlamasını doğurmuş ve savcılık, dağcıya üç yıla kadar hapis cezası istemiştir. Dava, 19 Şubat 2026 tarihinde görülecek.
Sanığın avukatı, müvekkilinin olay sonrası büyük üzüntü içinde olduğunu ve bunun sadece “trajik bir kaza” olduğunu savundu. Ancak dağcılık camiası ve hayatta kalma uzmanları, bu olayın önlenebilir bir felaket olduğunu ve dağcılık kurallarına uyulmadığını vurguladı.
Yerel halk ve sosyal medya kullanıcıları, dağcıları daha sıkı denetim ve eğitim zorunluluğu getirilmesi gerektiği yönünde seslendirerek, güvenlik standartlarının yükseltilmesi talebinde bulundu.
Bu trajik olay, dağcılıkta önceden planlama, ekipman kontrolleri ve acil durum protokollerinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, özellikle yüksek rakımlı tırmanışlarda aşağıdaki önlemlerin alınmasını öneriyor:
1. Ekipman ve pil kontrolleri – Tüm acil durum cihazları, yedek piller ve sıcak tutma kıyafetleri eksiksiz olmalı.
2. İletişim planı – Belirli aralıklarla konum ve durum raporu gönderilmelidir.
3. Partner sorumluluğu – Tırmanış sırasında bir partnerin diğerine göz kulak olması zorunlu bir kuraldır.
4. Hava ve yol koşullarının sürekli takibi – Ani hava değişikliklerine karşı esnek bir rotasyon planı hazırlanmalıdır.
Bu öneriler, benzer felaketlerin önüne geçilmesinde kritik bir rol oynayabilir.