DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Siirt’teki bir toplantıda yaptığı konuşmada, “Sayın Devlet Bahçeli’nin ve Sayın Cumhurbaşkanı’nın bu sürece dair açıklamaları, komisyonun çalışmaları, İmralı ziyareti, rapor yazma safhasına gelmiş olması vatandaşın sürece olan inancını, güvenini artıran unsurlar” dedi.

Türkiye genelinde terörle mücadeleye yeni bir boyut kazandırmak amacıyla TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, farklı siyasi partilerin temsilcileriyle ortak bir rapor hazırlama sürecine girdi. Komisyon, bu süreçte İmralı adasındaki güvenlik birimlerinin raporlarını da inceleyerek, bölgesel kalkınma ve toplumsansal istikrar üzerine somut öneriler geliştirmeyi amaçlıyor.
Siirt ve çevre illerdeki halkla temaslarını sürdüren Ekmen, “Bu bölgede yaşayan vatandaşlar Terörsüz Türkiye sürecine büyük bir coşku ve destek gösteriyor” şeklinde konuştu. Özellikle kırsal kesimlerdeki köy muhtarları ve sivil toplum örgütleri, komisyonun önerilerine yönelik geri bildirimlerde bulunarak sürecin toplumsal temelli bir yapı kazanmasına katkı sağlıyor.
Ekmen, terörün azalmasının bölge ekonomisine olumlu yansımalar sağladığını, “Siirt, Mardin ve Diyarbakır’ın bu yaz misafir ettiği turist sayısı önceki yıllara göre %20 artış gösterdi” diyerek vurguladı. İş dünyası temsilcileri, güven ortamının artmasıyla birlikte “hangi yatırımları yapabilirim?” sorusunu sorarak yeni projeler için harekete geçtiklerini belirtti.
Ekmen, komisyon raporunun bir ay içinde tamamlanacağını ve raporda büyük oranda partiler arasında bir uzlaşma sağlanacağını öngördüğünü söyledi. İktidar ve muhalefet ayrımı yapmadan herkesin bu hedef etrafında kilitlendiğini hatırlatarak, “Türkiye inşallah bu meseleyi siyaset, hukuk, demokrasi, özgürlük alanlarını da güçlendirerek kalıcı bir şekilde çözecek bir yola girmiş olacak” şeklinde bir vizyon çizdi.
DEVA Partisi’nden gelen bu açıklama, Terörsüz Türkiye sürecinin sadece güvenlik değil, aynı zamanda ekonomik kalkınma ve toplumsal uzlaşı açısından da kritik bir dönemeç olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Sürecin ilerleyişi, Türkiye’nin gelecekteki iç ve dış politikasına yön verecek önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor.