Benin Cumhurbaşkanı Patrice Talon, ülkesinde gerçekleşen darbe girişiminin tamamen kontrol altında olduğunu ve başarısızlıkla sonuçlandığını resmi bir konuşmada duyurdu. Sabaha karşı bir grup asker, devlet televizyonunu ele geçirerek yönetime el koyduklarını ilan etmişti. Talon, “Ortaya koydukları görev bilinci nedeniyle tebrik etmek istiyorum” diyerek subaylara teşekkür etti.

Sağlık çalışanları ve gazetecilerin bir kısmının birkaç saatliğine rehin alındığı bildirildi. Hükümet sözcüsü Wilfried Leandre Houngbedji, Reuters’a yaptığı açıklamada darbe girişimiyle bağlantılı olarak 14 kişinin tutuklandığını belirtti.
BBC’ye konuşan bir gazeteci, tutuklanan kişilerin 12’sinin devlet televizyonunu yönetenler olduğunu iddia etti. Görgü tanıkları, sabah erken saatlerde başkanlık konutu yakınlarında silah sesleri duyulduğunu ve askerin anayasayı askıya aldığını duyurduğunu ifade etti.
Fransa ve Rusya büyükelçilikleri, vatandaşlarını evlerinden çıkmamaları yönünde uyardı. ABD büyükelçiliği ise özellikle başkanlık sarayı çevresinden uzak durulması gerektiğini tavsiye etti.
Öğleden sonra, Benin’in en büyük şehri Cotonou’da büyük patlamalar duyuldu. Yetkililer, patlamaların hava saldırısı sonucu meydana geldiğini düşünüyor. Patlamalardan önce, Nijerya’dan kalkan üç uçağın Benin hava sahasına girdiği ve daha sonra ülkelerine geri döndüğü uçuş takip siteleri tarafından tespit edildi.
Nijerya Devlet Başkanı’nın sözcüsü, “Hava sahasını ele geçirerek darbecileri ulusal televizyondan ve yeniden toplandıkları askeri kamptan uzaklaştırmak amacıyla” harekete geçildiğini açıkladı.
Yarbay Pascal Tigri liderliğindeki isyancılar, Talon’un ülkeyi yönetme biçimini eleştirerek girişimlerini meşrulaştırmaya çalıştı. Askerler, kuzey sınırındaki güvenlik durumunun giderek kötüleştiğini ve hükümetin bu konuda yetersiz kaldığını iddia etti.
Benin ordusu, son yıllarda IŞİD ve El Kaide bağlantılı cihatçıların kuzey sınırına yakın bölgelerde kayıplar verdiğini belirtiyor. İsyancılar ise “cephede şehit düşen silah arkadaşlarının” ailelerinin kaderine göz yumulduğunu ve “bilgisizlik ve ihmal” ile suçladı.
İsyancılar, sağlık hizmetlerine kesintiler, diyaliz hastalarına verilen devlet yardımlarının iptali, vergi artışları ve siyasi faaliyetlere getirilen kısıtlamalar gibi konulara da karşı çıktı.
ECOWAS ve Afrika Birliği (AU), darbe girişimini kınadı. AU Komisyonu Başkanı Mahmud Ali Yusuf, “bağlamı veya gerekçesi ne olursa olsun, anayasaya aykırı herhangi bir hükümet değişikliğine karşı sıfır tolerans” tutumunu yineledi.
Rusya, son yıllarda Sahel bölgesiyle ilişkilerini güçlendirdiği bir dönemde, bu tür olayların Rus yanlısı sosyal medya hesaplarında “sevinç” ile karşılandığını BBC İzleme Servisi bildirdi. Bölgedeki benzer darbeler (Burkina Faso, Gine, Mali, Nijer) hâlâ istikrar kaygılarını artırıyor.
Benin, eski bir Fransız sömürgesi olarak Afrika’nın en istikrarlı demokrasilerinden biri olarak görülüyordu. Ancak Talon’un hükümeti, muhalif sesleri bastırdığı iddialarıyla eleştiriliyor. Ülke, pamuk üretiminde kıtanın en büyüklerinden biri olmasına rağmen hâlâ dünyanın en yoksul ülkelerinden biri konumunda.
Patrice Talon, 2016’da “pamuk kralı” olarak iktidara geldi ve 2024’te ikinci dönemini tamamlayacak. Üçüncü dönem için aday olmayacağını, Maliye Bakanı Romuald Wadagniyi halefi olarak destekleyeceğini duyurdu.
Geçen Ekim’de seçim komisyonu, ana muhalefet adayının yeterli desteği olmadığı gerekçesiyle başvurusunu engellemişti. Geçtiğimiz ay ise anayasa değişiklikleri kabul edildi; Senato kurulması, görev süresinin 5 yıldan 7 yıla çıkarılması gibi önemli düzenlemeler yapıldı.
Bu darbe girişimi, Gine-Bissau’da bir hafta önce yaşanan darbe girişiminin ardından gerçekleşti ve bölgedeki siyasi istikrar endişelerini yeniden alevlendirdi.
Benin’de darbe girişiminin engellenmesi sevindirici ancak bölgedeki istikrar endişeleri devam ediyor.