Afganistan’ın başkenti Kabil’de, Max Garment Fabrikasında 2.000’den fazla çalışan bulunuyor. Bu yoğun üretim ortamında, 120 kadın işçi geleneksel toplumsal engelleri aşarak, ithal Çin ipliklerini ellerinde güç sembolüne dönüştürüyor.
Fabrikanın kurucusu Zakria Sadeq Moradi, tesisin en yeni teknoloji makineleriyle donatıldığını ve hammadde tedarikinin tamamen Çin’den sağlandığını belirtti. Moradi, “Malzemelerin kalitesinden fazlasıyla memnunuz” diyerek, “Tedarikçilerimiz, sadece bize değil, aynı zamanda dünyanın dört bir yanındaki müşterilere de en kaliteli ürünleri en düşük fiyatlarla sunuyorlar” şeklinde ekledi.

Max Garment, Kabil’in kuzey yakasında, eski bir depolama alanının üzerine inşa edildi. Fabrika, hem kadın hem de erkek işçilerin katıldığı 12 saatlik vardiyalarla çalışıyor. Üretim başına ortalama 1.200 dolar gelir elde edildiği ve bu gelirin %60’ının kadın çalışanların ailelerine yönlendirildiği bildirildi.
Bu kadınların birçoğu, evlerinden uzakta, ailelerinin ekonomik bağımsızlığını sağlamaya çalışan genç anneler. Aysha, 28 yaşında bir terzi, şu sözlerle duygularını paylaştı: “İplikleri tutarken, sadece bir ürün değil, aynı zamanda özgürlüğümüzü de tutuyoruz”. Bir diğer çalışan Fatima ise, “Bu iş, bana sadece para kazandırmıyor, aynı zamanda toplumda bir değişim yaratma gücü veriyor” dedi.
Fabrika, uluslararası sivil toplum örgütlerinin ve insan hakları kuruluşlarının dikkatini çekti. Birleşmiş Milletler Kadın Hakları Komisyonu, kadın işçilerin durumunu izlemeye karar verdi ve Max Garmentı “Kadınların ekonomik güçlenmesinde örnek bir model” olarak nitelendirdi.
Ekonomistler, bu tür girişimlerin Afgan ekonomisine %0,8 oranında katkı sağlayabileceğini ve kadın istihdamının ülke içi gelirin artışına doğrudan yansıyacağını vurguluyor. Uzmanlar, fabrikanın üretim kapasitesinin önümüzdeki iki yıl içinde %30 artması ve yeni kadın istihdamı yaratması bekleniyor.