Yalova’nın Çınarcık ilçesinde, Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi üzerindeki bir apartmanın beşinci katındaki kapalı terasta, tanınmış sanatçı Gül Tut (sahne adı Güllü) 28 Eylül 2025 tarihinde bir kaza sonucu hayatını kaybetti. Olay, sanatçının kızı Tuğyan Ülkem Gülter ve yakın arkadaşı Sultan Nur Ulu ile birlikte terasta eğlenirken meydana gelen bir düşüşle gerçekleşti.

Güllü’nün ölümü sonrasında yürütülen soruşturma hâlâ devam ederken, Gülter ve Ulu’nun avukatı Merve Uçanok, Yalova Adliyesi’ne giderek asılısız iddialar ortaya atan tanıklar ve bazı avukatlar hakkında suç duyurusunda bulundu. Avukat Uçanok, “Müvekkillerimiz hakkında gerçeğe dayanmayan iddialar ortaya atarak kişisel haklarını ihlal edenler, hukuk dışı bir kampanya yürütmektedir” şeklinde açıklama yaptı.
Uçanok, şikayetinde B.D., R.Y., Ç.K., F.A. adlı şahısların yanı sıra üç avukatın ve Gülter’in erkek arkadaşı K.E. ile F.A.’nın özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından sorumlu olduğunu belirtti. Ayrıca, tanık İ.Ö.’nin de avukatlık hizmeti verdiği ve benzer tehditlere maruz kaldığı ifade edildi.
Avukatın açıklamasında yer alan uzun alıntı, sözde “kadına karşı şiddet” iddiaları üzerinden bir algı operasyonu yürütüldüğünü iddia ediyor:
“Sözde kadına karşı şiddetin hesabını soracakları iddiasıyla yola çıkan birtakım kişiler, kontrolsüz sosyal medya platformlarında, özellikle gece yarısından sonra gerçekleştirdikleri yayınlarda İ.Ö.’nün kişisel verilerini ifşa etmekte, özel hayatına, aile hayatına, kadınlığına ve her türlü kutsal değerine saldırmaktadırlar.”
Uçanok, bu kişilerin yalnızca İ.Ö.’ye değil, aynı zamanda “kadınlar olmak üzere kendilerinden farklı düşünen, tarafsız, objektif bir şekilde meseleleri ele almaya çalışan herkese” yönelik bir linç ve damga kampanyası yürüttüklerini, bu durumun müvekkillerini ve ailelerini “çok zor duruma düşürdüğünü” vurguladı. Avukat, “Biz de avukatları olarak toplumu manipüle ederek kadınlarımızı hedef tahtası haline getiren kişilerle mücadele edeceğiz” dedi.
Şikayet, sadece bireysel isimleri kapsamakla kalmayıp, benzer suçlara karışmış olduğu iddia edilen kurum ve kuruluşlara da yöneliktir. Uçanok, “Yakın gelecekte, benzer suçları işleyen kişi ve kurumlara karşı ek suç duyurularında bulunacağız” şeklinde sözlerini tamamladı.
Olayın ardından sosyal medyada ve bazı haber sitelerinde yayılan spekülasyonlar, Gülter ve Ulu’nun “kendi çıkarlarını korumak” amacıyla davayı kamusal alana taşıdığı yönünde eleştiriler getiriyor. Ancak avukatları, bu iddiaların tamamen asılsız ve suç unsurları içerdiğini savunuyor.
Yalova savcılığı, başlatılan soruşturmanın kapsamını genişleterek, kişisel verilerin korunması ve özel hayatın gizliliği ihlallerine dair yasal değerlendirmeler yapacağını bildirdi. Olayın ilerleyen günlerde mahkeme sürecine taşınması bekleniyor.
Bu gelişmeler, sanat camiası ve kamuoyunda geniş yankı bulurken, Güllü’nün mirası ve sanat eserleri üzerine de yeni tartışmaların kapısını aralıyor. Uzmanlar, ünlü bir sanatçının ani ölümü sonrasında ortaya çıkan bu tür hukuki mücadelelerin, medya ve sosyal medya etiği açısından önemli bir örnek teşkil ettiğini vurguluyor.