Konut piyasasının hareketliliği, özellikle büyük şehirlerde ev sahibi olma hayalini yeniden canlandırdı. Ancak kredi başvurusu yapmadan önce, bankaların yayınladığı faiz oranlarının sadece bir başlangıç olduğunu unutmamak gerekir. Gizli maliyetler toplam geri ödeme tutarını yüzdelerce artırabilir.

Bankalar genellikle dosya masrafları, ekpertiz ücretleri, kredi sigortası ve kayıt masrafları gibi kalemleri kredi tutarına dahil eder. Bu kalemler, aynı faiz oranına sahip iki bankanın bile toplam maliyetini birbirinden farklı kılar. Örneğin, bir banka %1,45 faizle aynı tutarı verirken, diğer banka %1,48 faizle aynı tutarı verir; ancak dosya masrafı 3.500 TL, ekspertiz 2.200 TL gibi ek ücretler toplam maliyeti 5-6 bin TL kadar artırabilir.
Uzmanlar, aylık taksit yerine kredi vadesi sonunda ödenecek toplam tutarı ve yıllık gerçek maliyet oranını (APR) dikkate almayı öneriyor. Bu sayede, düşük taksitli bir teklifin aslında uzun vadede çok daha pahalı olmasının önüne geçilebilir.
Bazı bankalar, kredi paketine zorunlu olmayan ek hizmetleri (örneğin, kredi kartı, ekstra sigorta, danışmanlık hizmeti) dahil edebiliyor. Tüketicilerin, bu hizmetlerin zorluğuna ve fiyatına dair tek sayfalık bir masraf listesi talep etmeleri, hangi kalemin yasal zorunluluk, hangisinin satış stratejisi olduğunu netleştirir.
DASK ve konut sigortası zorunlu olsa da, poliçenin güncel yeniden yapım değerini karşılayıp karşılamadığı mutlaka kontrol edilmelidir. İnşaat maliyetlerindeki artış, eski poliçelerin güncel değerleri karşılamamasına yol açabilir. Gerekirse, birkaç yüz TL farkla teminat limitinin yükseltilmesi, ileride oluşabilecek maddi kayıpları önler.
Bankalar sigortayı otomatik yenileme eğilimindedir, fakat tüketicilerin dışarıdan sigorta alma hakkı vardır. Farklı acentelerden alınan teklifler, aynı teminat için %10‑15 daha uygun fiyatlar sunabilir. Ancak, bankanın “Daini Mürtehin” (rehin alacaklısı) olarak eklenmesi koşulunu yerine getirmek, dışarıdan alınan sigortanın kabul edilmesini sağlar.
Kredi sürecinde çapraz satış kapsamında sunulan kredi kartı, yasal bir zorunluluk değildir. Kart isteyen tüketicilerin aidatsız bir kart talep etmeleri, kredi maliyetine ek olarak yıllık aidat ödemekten kaçınmalarını sağlar. Aksi takdirde, düşük taksitli kredi masrafı, kart aidatıyla birleşerek bütçeyi zorlayabilir.
Bankalar, kredi taksidinin aylık gelirinin %40’ını aşmamasına dikkat eder. Ancak bu oran, tüketicinin gerçek ödeme gücünü garanti etmez. Uzmanlar, bireylerin kendi bütçe planlamalarını yaparak, yaşam standartlarını tehlikeye atmayan bir taksit tutarı belirlemelerini tavsiye eder.
Ekonomik koşulların dalgalı olduğu bir ortamda, faiz oranları zaman içinde değişebilir. 2025 yılı itibarıyla, bir banka ile alınan yüksek faizli kredi, ilerleyen yıllarda faizlerin düşmesi durumunda başka bir bankaya transfer edilebilir. Ancak, transfer şartları bankadan bankaya farklılık gösterir; bazıları erken kapama ücreti, bazıları ise taşıma masrafı talep eder. Bu nedenle, kredi sözleşmesinin taşıma koşullarını baştan öğrenmek kritik önemdedir.
Toplu para girişi veya ek gelir elde edildiğinde, krediyi erken kapatma seçeneği cazip gelebilir. Fakat bazı kredi türlerinde erken ödeme durumunda ek masraf veya tazminat talep edilebilir. Sözleşmedeki erken kapama maddelerinin dikkatle incelenmesi, ileride sürpriz maliyetlerle karşılaşmamanızı sağlar.
Sonuç olarak, konut kredisi başvurusu detaylı bir mali analiz gerektirir. Faiz oranı dışındaki tüm masrafları, toplam geri ödeme tutarını, sigorta ve erken kapama koşullarını göz önünde bulundurarak, bütçenize en uygun seçeneği belirleyin. Unutmayın, “en düşük faiz” her zaman “en düşük maliyet” anlamına gelmez.