Ömer Çelik’ten Türkülerin Derin Anlamı ve Yeni Projeler: 7 Nota, 7 Kalp

Ömer Çelik’ten Türkülerin Derin Anlamı ve Yeni Projeler: 7 Nota, 7 Kalp
Yayınlama: 11.12.2025
7
A+
A-

Ömer Çelik, müziğin duygulara tercüman olduğunu ve yeni projelerini paylaştı.

Türkülerin Felsefesine Dair Derin Bir Bakış

“İnsanlığın dünya üzerinde yaşadığı bütün duyguların karşılık bulduğu sesler, 7 tane nota.” demekle başlayan Ömer Çelik, bu sözlerin ardındaki anlamı “İlahi bir şey, bunu başka türlü izah edemezsiniz.” şeklinde açıklıyor. Çelik, “Telli Turnam”, “Yitmeyin Yıllar”, “Dağlar”, “Bende Konaklar” gibi klasik eserleri seslendirdiği gibi, her notanın bir kalp ve ruhla eşleştiğine inanıyor.

Bu felsefe, onun müziğe yaklaşımdaki derin duygusal bağını ve toplumsal sorumluluğunu ortaya koyuyor. Türk halk müziğinin tarihsel köklerine ve güncel dinleyici beklentilerine göre notaların evrensel bir dil olduğu vurgulanıyor.

Radyo Programcılığı: Terapi Gibi Bir Yolculuk

1993 yılında radyo programcılığına başlayan Çelik, bu platformu “insanlarla buluşma, duyguları paylaşma” şeklinde tanımlıyor. “Radyo, bir terapi odası gibiydi; dinleyicilerin hikayelerini, hüzünlerini ve sevinçlerini sesime taşıyordum.” Bu deneyim, onun müzik üretimindeki samimiyetini pekiştirdi.

2000’de “Hüzün Türküleri” albümünü çıkardıktan sonra, 2005’te sadece radyo programlarında çaldığı bir diğer albümle “kendi çevresindeki dostlarının sözlerini ve bestelerini bir araya getiren üçlü bir çalışma” oluşturdu. Bu projeler, sanatçının müziği topluluk içinde bir köprü olarak kullanma çabasını gösteriyor.

2025’te Başlayan Yeni Projeler ve Gelecek Planları

Ömer Çelik, 2025’te bir arkadaşının önerisiyle iki eserlik bir çalışma başlattı ve yakında ikinci eserini dinleyicilerle buluşturacaklarını söyledi. İlk eser, “Yine Gam Yükünün Kervanı Geldi” adlı tanınmış türkünün yeni bir yorumu üzerine odaklanıyor. Çelik, “Kendi ses rengimizi, yüreğimizi ortaya koymaya çalıştık.” diyerek bu projenin amacını özetliyor.

Yeni projenin arkasında, Türk halk müziğini modern düzenlemelerle yeniden keşfetmek ve genç nesillere ulaştırmak yer alıyor. Çelik, “Her sanatçının kendine has bir ses tonu vardır; biz de bu farklılığı vurgulamak istedik.” şeklinde konuştu.

Türküler, Toplum ve Sorumluluk

Sanatçının radyo programı “Bahçevanlar” yeniden başlatılacak. Çelik, “Yıllarca bu türküleri bir kenara atmıştık; ama bu türküler geçmişimizin, atalarımızın ve cömertliğimizin bir yansımasıdır.” diyerek kültürel mirasın korunmasının önemine değindi.

Özellikle Filistin, Gazze ve diğer bölgelerdeki müslümanların yaşadığı acılara dikkat çeken Çelik, “Biz sanatçı olarak bu konuda duyarsız kalamayız.” ifadelerini kullandı. Sanatın evrensel bir barış dili olduğu ve müzikle toplumsal duyarlılığı artırmanın bir sorumluluk olduğu vurgulandı.

Çelik, “Ben Allah’ın bana verdiği yeteneği kullanarak bu acıları kalıcı bir hâle getirmeye çalışıyorum. 50 yıl sonra bile bu eserler, insanların tarihsel bir gerçeği hatırlamasını sağlayacak.” diyerek uzun vadeli bir vizyon sundu.

Sanat, İman ve Kişisel Yolculuk

Çelik, müzik kariyerine resmi bir eğitim almadığını, tamamen kendi kendine öğrenerek ilerlediğini belirtiyor. “Allah insanları yaratırken herkese bir kabiliyet verir; benimki de müzik.” sözleriyle, kendi içsel inancını ve sanatının kaynağını açıklıyor.

Bu içsel yolculuk, sanatçının müziği bir ibadet, bir iyileşme yöntemi olarak görmesini sağlıyor. “Müziğin içinde her duygu, her acı, her sevinç bir nota olur; o notalar kalplere ulaşır.” diyerek duygusal bir bağ kuruyor.

Son olarak, Çelik “Türkülerde içerik, mesaj ve anlatım olmalı; popüler kültüre yönelmek yerine insanın ruhuna dokunmak istiyorum.” diyerek sanatının misyonunu özetliyor.

Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.