Mustafa Şentop’tan Can Atalay Çıkışı: Anayasa Mahkemesi Kararları Bağlayıcı Olmalı

Mustafa Şentop’tan Can Atalay Çıkışı: Anayasa Mahkemesi Kararları Bağlayıcı Olmalı
Yayınlama: 11.12.2025
4
A+
A-

Prof. Dr. Mustafa Şentop, Can Atalay davası ve Anayasa Mahkemesi kararları üzerine kapsamlı bir değerlendirme yaptı.

Can Atalay Kararı ve Anayasa Mahkemesi’nin Rolü

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin eski başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, ‘Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuru kararları bağlayıcıdır’ diyerek Can Atalay davasının önemine değindi. Şentop, “Mahkeme sadece ihlali tespit etmekle kalmaz, aynı zamanda hak ihlalinin nasıl giderileceğini de kararda belirler” şeklinde konuştu.

Geçmişte Enis Berberoğlu ve Ömer Faruk Gergerlioğlu kararlarının da benzer bir süreçten geçtiğini hatırlatan Şentop, “Bu beklemeler, o dönemdeki kanun değişikliklerinin uygulanabilirliği tartışmalı olduğu için haklı ve gerekçeliydi” dedi.

Terörle Mücadele ve PKK’nın Durumu

Şentop, PKK’nın “fiilen bittiğini” ancak “sınır ötesinde risk yaratmaya devam edemeyeceğini” vurguladı. “Terör örgütlerinin varlığının sona ermesi yeterli değildir; terörün tamamen ortadan kalkması hedefimizdir” şeklinde bir açıklama yaptı. Terör mensuplarının affı konusunda ise “Bu teknik bir mesele, suçların niteliği ve kişi sayısı göz önünde bulundurulmalıdır; 5 yıl içinde suç işlememe şartıyla cezasızlık gibi bir düzenleme düşünülebilir” ifadelerini kullandı.

Suriye Politikası ve SDG/PKK Unsurları

Şentop, Suriye’nin kuzeyindeki SDG/PKK unsurlarına ilişkin soruya, “Türkiye’nin öncelikli talebi, Suriye’de üniter bir yapı ve PKK’nın farklı isimlerle ortaya çıkan oluşumlarının yabancı unsurlardan arındırılmasıdır” yanıtını verdi. Bu çerçevede, bölgesel güvenliğin sağlanması için kapsamlı bir strateji gerektiğini belirtti.

‘Terörsüz Türkiye’ Vizyonu

“Terörsüz Türkiye” hedefi sadece güvenlik güçleriyle sınırlı değildir, toplumun tüm kesimlerinin bu sürece dahil olması gerektiğini vurgulayan Şentop, “Sahada bazı tedirginlikler var, ancak ortak bir mutabakatla hedefe ulaşabiliriz” dedi.

Anayasa Değişikliği ve Yeni Anayasa Tartışmaları

Meclis’in yeni anayasa tartışmalarına geniş yer ayıran Şentop, 1982 Anayasası’nın “darbelerin gölgesinde ve güvenlik odaklı bir anlayışla” hazırlandığını hatırlattı. 42. madde gibi “hiçbir dil Türk vatandaşlarına ana dil olarak öğretilemez” ifadesinin tarihsel bağlamda ortaya çıktığını, günümüzde ise “farklı dillerin öğretilmesi artık anayasal bir engel teşkil etmemektedir” şeklinde yorumladığını belirtti.

Kimlik tanımları konusunda ise, anayasa metinlerinde “kurucu unsur” gibi hiyerarşik sınıflandırmaların modern demokratik değerlerle çeliştiğini, anayasanın “tüm vatandaşları eşit kabul eden, kapsayıcı ve birleştirici” bir dilde yeniden ele alınması gerektiğini savundu.

Seçim Sistemi ve Cumhurbaşkanlığı Adaylığı

Şentop, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gelecekteki adaylığıyla ilgili soruya, “Anayasada iki dönem kuralını kaldırmaya gerek yok; TBMM’nin seçimleri yenilemesi kararıyla tekrar aday olabilir” yanıtını verdi. Ayrıca “referandum gerekliliği, oy oranına bağlı olarak değişebilir; 400’ün üzerindeki oyla referandum olmadan da karar alınabilir” şeklinde teknik bir açıklama yaptı.

Güvenlik, Hukuk ve Toplumsal Hassasiyetler

PKK ve FETÖ gibi örgütler için hazırlanabilecek yasal düzenlemelerin, “anayasal eşitlik ilkesi çerçevesinde çok detaylı, kapsayıcı ve aynı zamanda sınırlayıcı” olması gerektiğini vurgulayan Şentop, “küçük bir belirsizlik bile ileride hukuki boşluklar yaratabilir” uyarısında bulundu. Bu nedenle, yasal hazırlık aşamasında “hukuki uzmanlık, güvenlik birimlerinin verileri ve toplumsal hassasiyetlerin bir arada değerlendirilmesi” şart olduğunu dile getirdi.

Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.