Türkiye’nin en nadide yırtıcılarından biri olan Anadolu parsı (Panthera pardus tulliana), Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) tarafından “en tehlikede” (Critically Endangered) sınıflandırılmıştır. Uzun yıllardır kent çevrelerinde varlığı tartışılan bu büyük kedi, Tunceli’nin dağlık ve ormanlık arazilerinde, bir köylünün cep telefonu kamerasıyla bir ağaçta fotoğraflandı. Görüntüler, hayvanın insanlardan kaçtığını ve ağaç gövdesine tırmandığını gösteriyor.

Tunceli, vaşak, yaban keçisi, tilki, kurt, sansar, su samuru, porsuk, sincap, tavşan, yaban domuzu, ur kekliği, çengel boynuzlu dağ keçisi ve ayı gibi birçok türün doğal yaşam alanı olarak bilinir. Bu çeşitlilik, bölgenin ekosistem dengesinin ne kadar hassas olduğunu ortaya koyar. Anadolu parsının bu bölgede tespit edilmesi, hem yerel hem de ulusal koruma politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğinin bir işareti olarak algılanıyor.
Görüntüler, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mustafa Sözen ve Biyoçeşitlilik ve Çevre Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Kılıç tarafından incelendi. Prof. Dr. Sözen, “Hayvanın üzerindeki benekler, ayak içindeki uzunlamasına siyah çizgiler ve baş yapısı, kesinlikle bir Anadolu parsına işaret ediyor” diyerek, görüntünün vaşaktan ayırt edilemediğini vurguladı.
Prof. Dr. Ahmet Kılıç ise, “Tunceli’de ağaçta ilk kez fotoğraflanan bu genç birey, muhtemelen insanlardan kaçtığı için ağaçta saklanıyor. Anadolu parsı, besin piramidinin en üst seviyesinde yer alır ve ekosistemin sağlıklı işleyişi için kritik bir roldür” şeklinde konuştu.
Türkiye’de nesli tükenmekte olan türlerin korunması, 5199 sayılı “Türlerin Korunması Hakkında Kanun” çerçevesinde düzenlenmiştir. Bu kanuna göre, Anadolu parsı gibi “tehlike altındaki” türlerin öldürülmesi 45 milyon lira para cezası ve 5 yıla kadar hapis cezası gerektirir. Çiftçi ve avcılık faaliyetlerinde bu türün bulunması halinde, yasal işlem başlatılır ve ceza infazı hâkim kararına bağlı olarak gerçekleşir.
Görüntüleri çeken köylü, hemen Avukat Barış Yıldırım’a iletti. Yıldırım, fotoğrafları uzmanlara göndererek türün kesin tanımlanmasını sağladı. Bu olay, yerel halkın ve sivil toplumun tür koruma bilincinin artması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Köylüler, hayvanların doğal yaşam alanlarına saygı gösterilmesi ve kaçak avcılıkla mücadele edilmesi çağrısında bulunuyor.
Doğa Koruma ve Milli Parklar Şubesi, Tunceli’deki fotokapan ağlarını genişletmeyi ve bölgedeki yaban hayatı izleme programlarını artırmayı planlıyor. Uzmanlar, bu tür gözlemlerin sadece bir kez değil, düzenli olarak yapılmasının, nüfusun izlenmesi ve koruma stratejilerinin güncellenmesi açısından hayati öneme sahip olduğunu vurguluyor.
Türkiye’nin dört bir yanındaki doğa severler, bu türün korunması için bağış kampanyaları başlatmış ve sosyal medyada geniş yankı bulmuş durumda. “Anadolu Parsı yeniden doğaya döndüğünde, Türkiye’nin biyolojik mirası daha da güçlenecek” diyen çevreciler, kamuoyunun desteğini bekliyor.