Yavuz Ağıralioğlu, partisi Anahtar Parti’nin üst düzey yöneticileri ve danışmanlarından oluşan bir heyetle birlikte, CHP Genel Başkanı Özgür Özeli Ankara’daki CHP Genel Merkezi’ne davet etti. Ziyarete, CHP’nin Genel Sekreter Selin Sayek Böke ve parti başkan yardımcısı birkaç isim daha eşlik etti. Toplantı odasında, iki parti temsilcisi arasında politik stratejiler, yerel yönetim deneyimleri ve ülke gündemi üzerine kapsamlı bir sohbet gerçekleşti.

Görüşmenin ardından, Özgür Özel basın mensuplarına şu sözleri söyledi: “Kurultayımızdan sonra bizi ziyaret eden ilk siyasi parti Anahtar Parti oldu. Bu nazik ziyaretleri için Sayın Ağıralioğlu ve heyetine teşekkür ediyorum. Türkiye siyasetini değerlendirdiğimiz verimli bir sohbet gerçekleştirdik.” Bu açıklama, iki parti arasındaki diyalogun samimiyetini vurguladı. Ağıralioğlu ise sorulara net yanıtlar vermekten kaçınmadı; özellikle istişarelerin devamı konusundaki soruya, “Hükümet Öcalan’la konuşuyor, biz memleket için konuşmayalım mı?” şeklinde cevap verdi. Bu yanıt, hem parti içinde hem de dışarıda şaşkınlık yarattı.
Basın mensuplarının en çok merak ettiği soru, “CHP ile istişareleriniz devam edecek mi?” sorusuydu. Ağıralioğlu’nun verdiği cevap, sosyal medyada “bomba yanıt” olarak nitelendirildi ve birçok yorumcu tarafından eleştirildi. Bazı analistler, bu sözlerin parti ilişkilerine zarar verebilecek bir ton taşıdığını; diğerleri ise Ağıralioğlu’nun siyasi arenada dikkat çekmek amacıyla provokatif bir dil kullandığını öne sürdü. Twitter, Instagram ve Telegram kanallarında paylaşım hızla yükseldi; birçok kullanıcı “gerçek bir diyalog mu yoksa gösteri mi?” sorusunu sordular.
Özel, yanıt sonrası “İstişarelerimiz kesinlikle devam edecek. Karşılıklı saygı ve ortak politika üretme iradesiyle hareket ediyoruz” diyerek konuyu yatıştırmaya çalıştı. Ancak Ağıralioğlu’nun son sözleri, önümüzdeki haftalarda iki parti arasında yeni bir gerilim dalgasının oluşabileceği spekülasyonlarını da beraberinde getirdi.
Uzmanlar, bu tür açıklamaların seçim dönemine yaklaştıkça daha da artacağını ve siyasi partilerin kamuoyu nezdinde güç kazanmak için provokatif söylemlere yönelme ihtimalinin yüksek olduğunu belirtiyor.