2 Şubat 2025 sabahı, Hisarbaşı Hocabedrettin Mahallesi Eski Demirciler Sokak’ta, sabaha karşı bir ihbar üzerine polis ekipleri Halil İbrahim Mercan’ı sandalyede hareketsiz buldu. Yapılan incelemeler, Mercan’ın bıçakla çoklu darbe alarak öldürüldüğünü ortaya koydu. Olay yerinde bulunan güvenlik kamerası kayıtları, B.Ö. adlı 17‑ yaşındaki genç kızın bıçağı çıkartıp darbe attıktan sonra kaçış anını net bir şekilde gösterdi.

Milas Ağır Ceza Mahkemesi, çocuk mahkemesi sıfatıyla yargılamayı yürüttü. İddia makamı, sanığın bıçağıyla maktulün omuz, kafa ve göğüs bölgesine 7‑8 kez vurduğunu ve ardından olay yerinden kaçtığını belirtti. Bıçağın, sanığın babası tarafından polise teslim edildiği ve sanığın annesinin evinde yakalandığı bildirildi.
Mahkeme raporları, Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nin sanığın ceza ehliyetinin tam olduğunu ve “taciz ve tehdit edildiği” savunmasının delil yetersizliği nedeniyle kabul edilemez olduğunu ortaya koydu. Kriminal inceleme, bıçaktaki svapların sanığa ait DNA ile uyumlu olduğunu ve ölümün “kesici‑delici alet yaralanması” sonucu gerçekleştiğini gösterdi.
Mahkeme, TCK 82/1‑e kapsamında “Beden veya Ruh Bakımından Kendini Savunamayacak Kişiyi Kasten Öldürme” suçunu sabit buldu. 6136 sayılı yasa gereği “yasak bıçak taşıma” suçundan beraat edilen sanığa, nitelikli kasten öldürme suçundan **ağırlaştırılmış müebbet hapis** cezası verildi. Ancak, sanığın 17 yaşında olması nedeniyle TCK 31/3 kapsamında ceza 24 yıla, TCK 62/1 gereği takdiri indirimle 20 yıla düşürüldü. Hüküm açıklanmasının geri bırakılması, erteleme veya adli kontrol hükümlerine yer verilmedi; tutukluluk hâli devam etti.
Mahkeme, kararın okunmasının ardından taraflara iki hafta içinde istinaf başvurusu yapabileceklerini bildirdi. İstinaf başvurusu, hükmün kesinleşmesini durduracak ve dosyanın üst mahkemeye taşınıp taşınmayacağını belirleyecek.
Olay yerindeki güvenlik kamerası kayıtları, B.Ö.’nün bıçağı çıkartıp darbe attıktan sonra çabukça kaçış anını net bir şekilde gösterdi. Görüntüler, genç kızın panik içinde koştuğu ve çevredeki birkaç tanığın şaşkın bakışlarıyla doluydu. Bu görüntüler, davanın mahkeme sürecinde delil olarak kullanılmasının yanı sıra, bölge halkı arasında büyük bir şok etkisi yarattı.
Olay, Milas ve çevresinde genç suçluluk ve adli yaş ortalamasının yükselmesi konusunda tartışmalara yol açtı. Çocuk psikologları, 17 yaşındaki bir çocuğun bu kadar ağır bir suç işlemesinin aile içi dinamikler, ruh sağlığı ve sosyal çevrenin derinlemesine incelenmesi gerektiğini vurguladı. Hukuk uzmanları ise, Türkiye’de 18 yaş altı suçlulara verilen cezaların toplumsal caydırıcılık açısından yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti.
Bu davanın sonuçları, Milas ve Muğla genelinde genç suçluların ceza süreçlerine dair yeni bir tutum oluşturabilir. Yetkililer, gençlerin suç işleme riskini azaltmak için okul öncesi ve lisans seviyesinde psikososyal destek programlarının artırılması gerektiğini dile getirdi.