2012 yılında, Santos formasıyla sahalara çıkan Neymar, aynı yıl lösemi tedavisi gören Matheus adlı minik bir taraftarla tanıştı. Matheus, yıldız oyuncuya “Eğer gol atarsan, bu dansı yapabilir misin?” diye bir istek bıraktı. Neymar, bu sözü tutarak attığı golün ardından Matheus’un hayalini süsleyen “zafer dansını” sahada sergiledi ve o an, futbol tarihinin en duygusal karelerinden biri haline geldi.

Yıllar geçtikçe Matheus, lösemiyle mücadelesini başarıyla tamamladı ve sağlığına tamamen kavuştu. Bu süreçte Santos’a duyduğu tutku hiç sönmedi; hatta genç hayran, idolü Neymar’ın takımını küme düşmekten kurtarmasıyla gurur duydu. Matheus, bu duygusal bağını pekiştirmek amacıyla Neymar’ın desteklediği Rei Pele Eğitim Merkezi’ne yöneldi.
2025 yılı sonunda, Neymar yeniden Santos formasıyla sahaya çıktı ve kritik bir maçta takımı bir puan kurtararak küme düşmekten kurtardı. Bu zaferin hemen ardından, Matheus ile aynı sahada buluşma fırsatı yakalandı. İki eski dost, aynı gol sevincini ve o ikonik “zafer dansını” bir kez daha tekrarlayarak hem fotoğraf çektirdi hem de seyircilere duygusal bir an yaşattı. Bu buluşma, sosyal medyada büyük yankı buldu; binlerce yorum, “gerçek bir ilham hikayesi” ve “Neymar’ın insan yönü” olarak övgü yağdırdı.
Bu özel an, sadece bir futbol hikayesi olmaktan öte, hastalıkla mücadele eden çocuklara ve ailelerine umut mesajı verdi. Neymar’ın bu samimi yaklaşımı, sporun toplumsal sorumluluğunu bir kez daha gözler önüne serdi ve birçok sivil toplum kuruluşu tarafından takdir edildi. Futbolun birleştirici gücünün en güzel örneklerinden biri olarak hafızalarda yerini alacak gibi görünüyor.
Neymar’ın Matheus ile buluşması gerçekten çok güzel bir hikaye. İnsanın futbola ve hayata bakışını değiştiriyor.