Lugano, İsviçre’nin İtalyanca konuşulan kantonlarından Ticino’da, bitcoin ve diğer kripto paraların resmi bir ödeme aracı olarak kabul edildiği nadir şehirlerden biri haline geldi. Belediye, 2022 yılında Plan B projesini Tether platformu ile ortaklaşa başlatarak, yerel işletmelere ücretsiz kripto ödeme terminalleri dağıttı. Bu terminaller, hem temassız hem de QR‑kod bazlı ödeme imkanı sunuyor, böylece müşteriler cep telefonlarındaki dijital cüzdanlarıyla anında işlem yapabiliyor.

Şehrin 350’den fazla işletmesi, özellikle orta ölçekli mağaza ve restoranlar, yeni terminalleri kullanmaya başladı. Hızlı servis zinciri hamburger restoranları bile bu sistemi benimseyerek, müşterilerine “bitcoin ile temassız ödeme” seçeneği sundu. Bir fincan kahve için ödenen tutar 0.00008629 BTC (yaklaşık 8,80 USD) olarak belirlenmiş ve bu oran günlük olarak güncelleniyor. Geleneksel İsviçre frangı ödemeleri de hâlâ geçerli, fakat kripto kabul eden işletme sayısı her ay %10 artış gösteriyor.
Fransa’dan gelen ve kendisini “bitcoin inananı” olarak tanımlayan Nicolas, “Aracıların olmadığı bir finansal özgürlük hissi” yaşadığını dile getiriyor. Ayrıca, bazı işletmeler hediye kartı sistemiyle belirli bir tutarı bitcoin olarak önceden yüklüyor; bu sayede kullanıcılar küçük harcamalarını anında karşılayabiliyor. Vintage Nassa mağazasının sahibi Cherubino Fry, kredi kartı komisyonlarının %1.7‑%3.4 arasında değiştiğini, oysa bitcoin işlem ücretinin genellikle %1’in altında kaldığını belirtiyor. Fry, “Bu teknolojinin 5‑10 yıl içinde çok daha büyük bir ağa dönüşeceğini” öngörüyor.
Lugano Belediyesi, kripto para ekosistemini desteklemek amacıyla Plan B adlı girişimi hayata geçirdi. Projenin direktörü Mir Liponi, kişisel deneyim olarak “11 gün boyunca sadece bitcoin ile yaşadım” diyor ve bu sürecin şehrin altyapısına ne kadar entegre olduğunu vurguluyor. Ancak hâlâ toplu taşıma, yakıt ve enerji faturaları gibi bazı hizmetler bitcoin ile ödenemiyor; belediye bu alanlarda da pilot çalışmalar başlatmayı planlıyor.
El Salvador’da kripto paranın yasal para olarak ilan edilmesi beklentileri karşılamadı; kullanıcılar dağıtılan 30 USD değerindeki bitcoin’i hızlıca dolara çeviriyor. Buna karşılık, Ljubljana, Hong Kong ve Zürih gibi şehirler, kripto dostu politikaları sayesinde girişimci ve yatırımcıları çekiyor. Lugano’nun yaklaşımı, kamu‑özel iş birliği modelinin bir örneği olarak öne çıkıyor.
Lugano’daki kripto para karşıtları da sesini yükseltiyor. Göl kenarındaki “Satoshi Nakamoto” heykeli, vandallar tarafından parçalanarak göle atıldı. Üniversite öğrencisi Lucia, kripto paraların suç, karanlık ağ ve spekülasyon risklerini dile getirerek, yatırımcıların kayıplarının artabileceğini savunuyor. Fribourg Üniversitesi’nden Prof. Sergio Rossi ise, işletmelerin bitcoin gelirlerini hızlıca İsviçre frangına çevirmesi gerektiğini, aksi takdirde volatilite riskine maruz kalacaklarını uyarıyor. Ayrıca, kripto cüzdanlarının üçüncü taraf platformlarda tutulması durumunda, bir iflas senaryosunda tüm varlıkların kaybedilebileceği riskine dikkat çekiyor.
Lugano Belediye Başkanı Michele Foletti, kripto yoğunluğunun şehirde kara para akışını artıracağı iddialarını kesin bir dille reddediyor: “Suç örgütleri hâlâ fiziksel nakit tercih ediyor, bitcoin anonimlik açısından daha sınırlı.” Belediye, şu anda 110 kripto şirketinin şehirde faaliyete geçtiğini ve bu sayının önümüzdeki iki yılda %50 artış göstereceğini açıklıyor. Uzmanlar, Lugano’nun bu deneyimini diğer Avrupa şehirlerine model olarak sunabileceğini ve finansal inovasyonun şehir ekonomilerine nasıl canlılık kattığını gözlemlemek istiyor.