Avrupa’da yüzlerce aile, yıllar sonra kanser riski taşıyan spermlerle dünyaya gelen çocukları hakkında gerçeği öğrendi. Danimarka merkezli European Sperm Bank (ESB) tarafından sağlanan sperm, Danmark, Belçika, İspanya, Yunanistan ve Almanya gibi ülkelerde doğan çocukların anne babasını yanıltmıştı. Ayrıca İrlanda, Polonya, Arnavutluk ve Kosova gibi ülkelerde de aynı donörün spermleri satıldı. 
Söz konusu donör, rutin tıbbi testleri geçtiği ve sağlıklı göründüğü için uzun yıllar boyunca sperm bağışı yapmaya devam etti. Ancak, bu süreçte yüzde 20’ye yakın bir oranda TP53 mutasyonu taşıyan örnekler laboratuvarlara ulaşmıştı.
TP53 genindeki bu ölümcül mutasyon, Li‑Fraumeni Sendromu (LFS) adı verilen nadir fakat çok tehlikeli bir hastalığın oluşumuna yol açıyor. Uzmanlar, LFS taşıyan bireylerde:
• Yaşam boyu kansere yakalanma riski %90’a kadar çıkabilir
• Çocukluk çağı tümörleri, beyin tümörleri ve kemik kanserleri sık görülür
Bu riskin farkına varılamaması, pek çok çocuğun henüz çocukluk döneminde kanserle mücadele etmesine sebep oldu.
Avrupa Yayın Birliği (EBU) tarafından yürütülen kapsamlı araştırma şu sonuçları ortaya koydu:
• 67 çocuk incelendi, bunların 23’ünde mutasyon tespit edildi
• 10 çocukta şimdiden kanser teşhisi konmuş
• Birkaç ülkede doğum sonrası kısa bir sürede ölüm vakaları kaydedildi
Bu bulgular, donörün “aşırı derecede” kullanıldığı ve denetim mekanizmalarının yetersiz olduğu yönündeki eleştirileri güçlendiriyor.
European Sperm Bank, ailelere “en derin taziyelerini” iletirken, mutasyonun mevcut tarama yöntemleriyle “imkansız” olduğunu savundu. Banka, gelecekte benzer durumların önüne geçmek için genetik tarama protokollerini sıkılaştırma sözü verdi.
Uzmanlar, tüm sperm bankalarının genetik testlerini zorunlu kılmasını, uluslararası veri paylaşımını ve etkilenen aileler için psikososyal destek programları oluşturulmasını öneriyor. Ayrıca, bu skandalın hukuki boyutunun araştırılması ve sorumluların yargılanması için Avrupa çapında bir komisyon kurulması talep ediliyor.