İşçi, işveren ve hükümet temsilcilerinden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu‘nun yeni asgari ücret rakamını belirleme çalışmalarında sürecin resmi başlangıcı gerçekleşti. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı geçen hafta, işçi kesimini temsil eden Türk-İş ile işveren kesimini temsil eden Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK)‘yi bugün saat 14.00’teki toplantıya davet etmişti.

Toplantının kritik bir noktası, komisyon yapısının nasıl şekilleneceği konusundaki anlaşmazlık. İşçi temsilciliği Türk-İş, komisyon yapısında değişiklik yapılmazsa toplantıya katılmayacağını bildirdi. Türk-İş Başkanı Ergün Atalay, soruya “Sözümün arkasındayım” yanıtını vererek tutumunu netleştirdi.
Türk-İş, komisyonun işveren ve hükümetin itirazlarına rağmen karar alabilmesine karşı çıkıyor. Geçen yıl %30 artışla belirlenen 22.104 TL net asgari ücret kararının ardından, komisyonun yapısına ilişkin tartışmalar alevlendi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ise, komisyon üyesi sayısının 5’ten 1’e düşürülmesi önerisini gündeme getirdi. Ergün Atalay, bu tür önerilerin yazılı bir belgeyle sunulmasını beklediklerini vurguladı.
Ankara’da TİSK’in 29’uncu Olağan Genel Kurulu’nda konuşma yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, asgari ücret tespitine ilişkin “Ellerini taşın altına koyma” çağrısı yaptı. “İşçi kardeşlerimize yönelik atacağınız her olumlu adım; verimlilik, kazanç ve bereket olarak dönecektir. Hep söylerim; kefenin cebi yok.” diyerek işçi-işveren ilişkilerinin adil olmasının ülke ekonomisi için hayati önem taşıdığını belirtti.
Haberler.com’a değerlendirmelerde bulunan Ekonomist Prof. Dr. Seyfettin Erdoğan, “Yüzde 30 bandını geçecek bir oran beklemiyorum. Bu bandı geçen bir oran 2026 hedefleriyle örtüşmez. Asgari ücret uygulamasında daha çok gelecek döneme ilişkin enflasyon oranları dikkate alınır” şeklinde bir açıklama yaptı. Uzman, enflasyonun son üç yılda ortalama %45 seviyelerinde seyretmesinin, zam senaryolarını zorlayıcı bir hâle getirdiğine dikkat çekti.
Yasaya göre 2026 yılı için geçerli olacak asgari ücretin ayın sonuna kadar belirlenip duyurulması gerekiyor. Toplantının yeterli sayısı için 10 komisyon üyesinin katılması yeterli görülüyor. Şu anki rakamlar şöyle:
Brüt asgari ücret: 26.005,50 TL
Sosyal güvenlik primi: 4.095,87 TL
İşveren işsizlik sigorta fonu: 520,11 TL
Net asgari ücret (kesintiler sonrası): 22.104,67 TL
İşverene toplam maliyet: 30.621,48 TL
Bu maliyet kalemleri, işverenlerin yeni zam kararını değerlendirirken göz önünde bulundurması gereken temel unsurları oluşturuyor.
Toplantı öncesi 2026 yılı için farklı zam senaryoları masada. Uzmanların ve sendikaların önerdiği yüzde oranları şu şekildedir:
– %25 zam: Net asgari ücret 27.630 TL
– %27 zam: Net asgari ücret 28.072 TL
– %29 zam: Net asgari ücret 28.515 TL
– %31 zam: Net asgari ücret 28.957 TL
– %32 zam: Net asgari ücret 29.178 TL
– %33 zam: Net asgari ücret 29.399 TL
Bu senaryolar, enflasyon beklentileri, üretim maliyetleri ve işverenlerin ödeme gücü göz önünde bulundurularak hazırlanıyor. Komisyonun nihai kararının, hem çalışanların yaşam standardını koruması hem de işletmelerin sürdürülebilirliğini sağlaması bekleniyor.
Komisyon, ilk toplantının ardından birkaç ara toplantı daha yapacak ve nihai raporu Haziran ayı sonuna kadar yayımlamayı planlıyor. Kararın duyurulmasıyla birlikte, işçi sendikaları toplu sözleşme görüşmelerine yönelerek, yeni asgari ücretin uygulanması için stratejik adımlar atacak. Öte yandan işveren temsilcileri, maliyet artışının şirket karlılığı üzerindeki etkisini değerlendirmek üzere mali planlamalarını güncelleyecek.
Ülke ekonomisinin genel gidişatı ve enflasyonun seyri, asgari ücret kararını şekillendirecek en kritik faktörler olarak ön plana çıkıyor. Bu süreç, hem sosyal adalet hem de ekonomik istikrar açısından büyük bir test niteliği taşıyor.