İzmir’in Torbalı ilçesinde bir evde gerçekleşen trajik olay, ilk etapta intihar olarak rapor edilse de, derinlemesine yürütülen soruşturmanın ardından miras temelli bir cinayet olduğu ortaya çıktı. Olay, 24 Ekim akşamı Muratbey Mahallesi’nde bir ikamette çıkan silah seslerinin ardından vatandaşların ihbarı ile polis ekiplerinin müdahalesiyle gün yüzüne çıktı.

Görgü tanıkları, evden gelen silah seslerinin ardından “korkunç bir ses” duyduklarını ve evin önünde toplanan polis ekiplerinin “evin içinde birden bire birden fazla kişiye ait kanlı sahneler” gördüklerini belirtti. Olay yerinde yapılan ilk inceleme, Sadi Avcı (67) ve eşi Hatice Avcı’nın (54) ayrı odalarda başlarından vurularak yaşamını yitirdiğini, büyük oğulları Mehmet Avcı’nın (33) ise salon içinde ölü bulunduğunu gösterdi. İlk rapor, Mehmet’in anne ve babasını öldürüp aynı silahla intihar ettiği yönündeydi.
Ancak, Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ve Suç Analiz Büro Amirliği ekiplerinin incelemeleri, beden duruş şekli ve silah konumu gibi detayların intihar şüphesini zayıflatması üzerine durumun cinayet olabileceği yönünde bir revizyona yol açtı. İl Emniyet Müdürü’nün talimatıyla, olayla ilgili özel bir birim kurularak çok disiplinli bir çalışma başlatıldı.
Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda yürütülen soruşturma, İstihbarat Şube Müdürlüğü, Olay Yeri İnceleme, İzmir Kriminal Bölge Müdürlüğü ve Torbalı İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin ortak çabasıyla 4 gün süren kapsamlı bir araştırma sürecine dönüştü. Bu süreçte, 20’ye yakın Plaka Tanıma Sistemi (PTS) ve 60 güvenlik kamerasından elde edilen 1.200 saatten fazla görüntü saniye saniye incelendi.
Teknik ve fiziki takipler neticesinde, 31 yaşındaki şüpheli M.A.’nın (gerçek adı gizli tutuldu) olay gününde İzmir merkezden Torbalı’ya geldiği, cinayet öncesinde çeşitli iş yerlerinden pamuk, kolonya ve eldiven gibi kanı silmek ve iz bırakmamak için kullanılabilecek malzemeler temin ettiği belirlendi. İzmir Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nün dijital incelemeleri ise şüphelinin video paylaşım sitelerinde “tabanca ses desibel seviyeleri” aramaları yaptığını ve planı adım adım internet üzerinden araştırdığını ortaya çıkardı.
Soruşturmayı derinleştiren ekip, M.A.’nın evine önce yalnız olduğu annesini, ardından babasını ve son olarak da eve davet ettiği 33 yaşındaki abisini (Mehmet) öldürdüğünü tespit etti. Cinayetlerin ardından abisinin bulunduğu odayı “cinnet ve intihar” sahnesi gibi düzenleyerek, tabancadaki parmak izlerini silmiş ve olay yerinden sessizce ayrılmıştı.
Gözaltına alınan M.A.’nın miras motivasyonu ise maddi sıkıntılar ve aile içinde tek başına mirasa sahip olma arzusu olarak ortaya çıktı. Aile büyüklerinin ölümünden sonra, kalan tek varlık olarak genç oğlu mirasın tamamına tek başına hak kazanacaktı. Bu durum, şüpheliyi “kendi çıkarı uğruna aile fertlerini katil olarak hareket etmeye itmişti.
Mahkeme sürecinde, M.A.’nın tutuklandığı ve cezaevine gönderildiği belirtildi. Olayla ilgili gözaltına alınan diğer şüphelilerden S.A. (31) ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılırken, T.B. (28) adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. İlgili savcılık, olayın “planlı ve soğukkanlı bir miras cinayeti” olduğunu vurguladı.
Uzmanlar, aile içi miras ihtilaflarının bazen şiddetli suçlara dönüşebileceği konusunda uyarıda bulunurken, bölge halkı da bu tür trajedilerin tekrarlanmaması için sosyal yardım ve psikolojik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Bu olay, Türkiye’de miras hukuku ve aile içi şiddet konularında yeni bir tartışma başlatırken, emniyet güçlerinin teknolojik ve dijital kanıtları etkin kullanmasının suç çözümündeki önemini bir kez daha gözler önüne serdi.