85.000’den fazla vize farklı kategorilerde iptal edildi; turist, öğrenci, iş ve diğer geçici vizeler bu kapsamda yer alıyor. Bu uygulama yalnızca başvuru aşamasında değil, vize süresi boyunca yürütülen sürekli güvenlik taramalarıyla da destekleniyor.

Yeni politikalar, alkollü araç kullanımı, saldırı suçları ve hırsızlık gibi kamu güvenliğine doğrudan tehdit oluşturabilecek davranışları temel alıyor. Bakanlık yetkilileri, bu önlemlerin “toplulukların güvenliğini koruma” amacı taşıdığını vurguladı.
İptal edilen vizeler arasında 8.000’den fazla öğrenci vizesi bulunuyor; bu sayı, 2024 yılındaki öğrenci vize iptallerinin iki katından fazla. Turist vizelerinde ise %30’luk bir düşüş yaşanırken, H‑1B gibi geçici çalışma vizeleri de ek güvenlik incelemelerine tabi tutuldu.
Trump yönetiminin talimatları doğrultusunda alınan bu karar, vize politikalarında “kökten bir değişiklik” olarak nitelendirildi. Yönetim, ifadeye özgürlük konusunda hassas davranan yabancıların vizelerinin reddine ve 19 ülkeden göçmen kabulünün geçici olarak durdurulmasına da yön verdi.
Güvenlik gerekçesiyle uygulanan ek yaptırımlar arasında Nijerya’da Hristiyanlara yönelik saldırılardan sorumlu olduğu iddia edilen kişilere vize yasağı ve Meksikalı bir havayolu şirketindeki 6 yönetici ile ailelerinin vizelerinin göçmen kaçakçılığı suçlamasıyla iptali yer alıyor.
Bir Dışişleri yetkilisi Fox News’e şöyle konuştu: “Topluluklarımızın güvenliğini tehdit eden kişilerin ülkemizde bulunmasına izin vermek istemiyoruz.” Öğrenci grupları ve turizm sektörü ise bu sert önlemlerin ekonomik ve akademik etkileri konusunda endişelerini dile getirdi.
Uzmanlar, bu politikaların önümüzdeki yıllarda da sürmesi halinde ABD’ye gelen uluslararası öğrencilerin sayısının azalacağını, turizm gelirlerinin ise önemli ölçüde düşebileceğini öngörüyor. Aynı zamanda, vize başvuru süreçlerinin daha uzun ve maliyetli hale gelmesi, başvuranların alternatif rotalara yönelmesine yol açabilir.