Lugano’nun İtalyanca konuşulan kantonunda, mağaza ve restoranların %70’i artık Bitcoin kabul ediyor. Kent yönetimi, bu dönüşümü hızlandırmak için ücretsiz ödeme terminalleri dağıttı; bu cihazlar, müşterilerin cep telefonlarındaki dijital cüzdanlarıyla temassız ödeme yapmalarını sağlıyor. Bir fincan espresso için ödenen tutar 0.00008629 BTC (yaklaşık 8.80 USD) olarak ilan ediliyor. Şehrin 350’den fazla işletmesi, geleneksel İsviçre frangı yanında Bitcoin’i de ödeme seçeneği olarak sunuyor.

Hamburger zincirlerinden butik kahve dükkanlarına kadar her alanda dijital cüzdanlar sayesinde temassız ödeme mümkün hâle geldi. Belediye, okul öncesi bakım hizmetleri gibi bazı kamu hizmetlerinde de Bitcoin’i kabul etmeye başladı; bu adım, kripto paranın sadece özel sektörde değil, kamu alanında da yer alabileceğinin bir göstergesi olarak görülüyor.
Fransa’dan gelen ve kendini “Bitcoin inananı” olarak tanımlayan Nicolas, “Aracıların olmadığı bir finansal özgürlük hissi” yaşadığını belirtiyor. Aynı zamanda, Lugano’da satılan Bitcoin hediye kartları da tüketicilerin dijital cüzdanlarını doldurmak için yeni bir yöntem olarak popülerlik kazanıyor.
Vintage Nassa mağazasının sahibi Cherubino Fry, kredi kartı işlem ücretlerinin %1.7‑%3.4 arasında değiştiğini, Bitcoin işlem ücretinin ise genellikle %1’in altında kaldığını vurguluyor. Fry, “Şu an için işlem hacmi sınırlı, fakat bu ağacın 5‑10 yıl içinde çok büyüyeceğine inanıyorum” diyor.
Lugano belediyesinin 2022’de başlattığı Plan B projesi, Tether platformu üzerinden destekleniyor. Proje direktörü Mir Liponi, banka sorunları nedeniyle 11 gün boyunca sadece Bitcoin kullanarak yaşadığını ve Lugano’da bunun büyük ölçüde mümkün olduğunu anlatıyor. Ancak toplu taşıma, yakıt ve enerji faturaları hâlâ Bitcoin ile ödenemiyor; bu eksiklik, projenin bir sonraki aşama hedefi olarak belirlenmiş.
Lugano’da kripto para karşıtlığı da sesini duyuruyor. Göl kenarındaki “Satoshi Nakamoto” heykeli, vandallar tarafından parçalanarak göle atıldı. Üniversite öğrencisi Lucia, kripto paraları “suç, karanlık ağ ve spekülasyon” ile ilişkilendiriyor ve birçok yatırımcının büyük kayıplar yaşadığını belirtiyor.
Finans uzmanları da uyarıyor. Prof. Sergio Rossi (Fribourg Üniversitesi), işletmelerin Bitcoin alımını hızlıca İsviçre frangına çevirmesi gerektiğini, aksi takdirde değer dalgalanmalarına maruz kalacaklarını söylüyor. Ayrıca, kripto cüzdanlarının üçüncü‑taraf platformlarda tutulmasının, bir iflas durumunda varlıkların tamamen kaybolma riskini taşıdığını hatırlatıyor. İsviçre’de 100 000 CHF’ye kadar banka mevduatları devlet garantisi altındayken, Bitcoin bu güvenceden yoksun.
Lugano Belediye Başkanı Michele Foletti, şehrin kripto yoğunluğunun “kara para için bir çekim merkezi” iddialarını kesin bir dille reddediyor. Foletti, suç örgütlerinin hâlâ fiziksel nakit tercih ettiğini, Bitcoin’in anonimlik açısından nakitten daha sınırlı olduğunu vurguluyor. Belediye, kripto şirketlerinin sayısının 110’a yükseldiğini ve bu firmaların şehrin ekonomisine can suyu gibi katkı sağladığını belirtiyor.
Uzmanlar, Lugano’nun deneyiminin Avrupa’da benzer şehirler için bir model olabileceğini, fakat aynı zamanda regülasyon, vergi ve tüketici koruma konularının da netleştirilmesi gerektiğini ifade ediyor.
El Salvador’da Bitcoin’in yasal para birimi olarak ilan edilmesi, beklentileri karşılamadı; Vincent Charles (Unchain Data) dağıtılan 30 $ değerindeki Bitcoin’lerin büyük kısmının hemen dolara çevrildiğini ve sistemin yaygınlaşmadığını dile getiriyor. Buna karşın, Ljubljana, Hong Kong ve Zürih gibi şehirler kripto dostu politikalarıyla öne çıkıyor.
Lugano’nun adımının, “kripto-paranın günlük hayata entegrasyonu” açısından bir dönüm noktası olup olmayacağı ise zamanla netleşecek. Şehir yönetimi, hem fırsatları hem de riskleri dengeli bir şekilde değerlendirmeye devam ediyor.