Malatya’nın deprem bölgesinde bulunan Akçadağ, yüzyıllara dayanan halı dokuma geleneğini modern ticaretle buluşturuyor. Coğrafi işaret tescilli bu el dokuması ürünler, hem bölge ekonomisine yeni bir can suistiriyor hem de Türkiye’nin kültürel mirasını dünyaya tanıtıyor. Yıllar içinde elde edilen tecrübe ve titiz el işçiliği sayesinde, halılar sadece estetik değil, aynı zamanda dayanıklılık ve kalite açısından da uluslararası standartları karşılıyor.
Halk Eğitim Merkezi’ne bağlı iki ayrı kurs, toplam 24 kursiyer ve 2 usta öğreticiden oluşan bir ekip ile üretime devam ediyor. Kursiyerlerin ilmek ilmek dokuduğu Akçadağ halıları, hem kent ekonomisine katkı sağlıyor hem de bölgenin kültürel mirasını yaşatıyor.
“Hem meslek öğreniyoruz hem de para kazanıyoruz. Ürünlerin ihracata gitmesi bizi çok sevindiriyor” diyen genç kursiyer Sultan Döğer, bu başarının kişisel ve ailevi bir gurur olduğunu vurguladı.
Usta öğretici Sema Düz ise 20 yıllık deneyimini şöyle paylaştı: “Öğrenciler halıyı hem evde hem kursta dokuyor. Genellikle kök boyalı yün halılar üretiyoruz, desenlerimiz yöresel. Bu meslek babaannelerimizden kalan bir miras. Ben de babaannemin mesleğini devraldım ve zevkle sürdürüyorum. Yeni nesillere hem maddi hem manevi katkı sunarak bu sanatı aktarmaya çalışıyorum.”
Akçadağ Halk Eğitimi Merkezi Müdürü İbrahim Karaçelik, halıcılığın ilçede özellikle Kürecik ve Ören beldelerinde köklü bir geçmişi olduğunu hatırlatarak, “Değişen yaşam şartlarıyla bu gibi geleneksel sanatlar kaybolmaya yüz tuttu. Biz de bu sanatın yaşatılması için çaba gösteriyoruz. Coğrafi işaretli Akçadağ halısının, Kültür Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı ortak komisyonunca kabul edilmesi için teklifimizi sunduk. Kabul görmesi halinde kursların açılması daha kolay olacak ve üretim artacak” dedi.
Karaçelik, halıların Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya’ya aracı firmalar aracılığıyla ihraç edildiğini ve turistik bölgelerde de satışa sunulduğunu belirtti. İhracatın ilk yılında %35’lik bir artış kaydedildiği ve önümüzdeki beş yılda bu oranların daha da yükselmesi beklendiği vurgulandı.

Akçadağ halılarının dış pazarlara açılması, sadece bölge halkının gelir düzeyini yükseltmekle kalmıyor, aynı zamanda yerel kültürün korunması ve genç nesillere aktarılması açısından da kritik bir rol oynuyor. Uzun vadede, bu tür girişimlerin diğer el sanatları sektörlerine örnek teşkil etmesi ve Türkiye’nin “kültür ihracatı” stratejisine katkı sağlaması hedefleniyor.