Mehmet Şimşek, “3 Şubat itibarıyla ocak enflasyon rakamları açıklandığında çok büyük ihtimalle Türkiye yüzde 20’li rakamları görecek” diyerek önümüzdeki ayın enflasyon tahminini paylaştı. Bu rakam, son yılların en yüksek seviyelerinden biri olarak değerlendiriliyor ve ekonomi çevrelerinde geniş yankı buldu.

Bakan Şimşek, 5. Finansın Geleceği Zirvesi’nde yaptığı açıklamalarda, “2026’da dezenflasyon süreci devam edecek. Sebebi çok basit. Çünkü para politikası, maliye politikası, gelirler politikası destekleyici olmaya devam edecek” ifadesini kullandı. Para politikası sıkılaştırma, mali disiplin ve gelir politikalarında sürdürülebilir destek bu sürecin temel taşlarını oluşturuyor.
Şimşek, programın üç safhada yürütüldüğünü vurguladı: birinci safha kontrol dönemi, ikinci safha dengesizliklerin giderildiği dönem ve üçüncü safha hedeflerin tutturulması. Bu yapı, uzun vadeli sürdürülebilir büyüme hedefiyle uyumlu olarak tasarlandı.
Enflasyonun iki büyük itici gücü olarak kira ve eğitim fiyatlarını gösteren Şimşek, “Konut arzının artması ile birlikte kira fiyatları da normalleşecek” dedi. Uzun bir dönem yüzde 25’lik kira artış limiti uygulanmışken, konut fiyatları 7‑8 kat artmıştı. Yeni dönemde kira ve konut fiyatları arasındaki ilişki dengeye oturacak ve bu da hanehalkı üzerindeki baskıyı azaltacak.
Eğitimde ise kural bazlı fiyatlandırma politikası devreye alınacak. Vakıf üniversitelerinde görülen yüksek artışların ardından, eğitim maliyetlerinde aşağı yönlü bir trend bekleniyor.
Şimşek, mali disiplini sıkı bir şekilde uyguladıklarını, vergi harcamalarını azalttıklarını ve kayıt dışı ekonomiyi azaltmak için etkin adımlar attıklarını belirtti. “Bütçedeki iyileşme öngördüğümüzden daha iyi gidiyor ve büyük ihtimalle yılı yüzde 3,1 civarında bir rakamla tamamlayacağız” sözleri, 2025 bütçe hedeflerinin büyük olasılıkla gerçekleşeceğini işaret ediyor.
Bu iyileşme sayesinde kamu borçlanması azalacak ve özel sektöre daha fazla kredi akışı sağlanacak. Şimşek, “Daha çok kaynağı özel sektöre kredi olarak gitsin diye piyasalara bırakacağız” diyerek, özel sektörün büyüme motoru olmasını vurguladı.
Yeşil dönüşüm ve enerji üretimindeki artış, cari açığın daralmasına katkı sağladı. Şimşek, “Altın hariç gerçekten cari açık diye bir sorun kalmadı” diyerek, cari açığın %2‑2,5 seviyelerinde sürdürülebilir olduğunu, bu yıl ise %2 civarında beklendiğini ve yıl sonunda %1,5’e düşebileceğini açıkladı.
Bu performans, hizmet ihracatındaki güçlenme ve yerli petrol‑doğal gaz üretiminin artışıyla destekleniyor. Türkiye’nin yapısal dönüşüm sürecinde enerji bağımlılığını azaltması, dış ticaret dengesi üzerinde olumlu etkiler yaratıyor.
Bakan Şimşek’in ortaya koyduğu yol haritası, enflasyonun tek haneye gerilemesi, mali disiplinin devamı ve yeşil dönüşümün ivmesiyle Türkiye ekonomisinin daha istikrarlı bir yapıya kavuşacağı mesajını veriyor. Ekonomistler, bu hedeflerin gerçekleşmesi için politika tutarlılığı ve şeffaflık gerekliliğine dikkat çekiyor.