Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE), ‘Makine ve Kimya Azerbaijan’ (MKA) adını taşıyan yeni bir şirketi Bakü’de tescil ettirdi. Resmi tescil sürecinin tamamlanmasının ardından şirket, faaliyetlerine hızla başladı ve iki ülke arasındaki savunma‑sanayi iş birliğine yeni bir ivme kazandırdı.

Şirketin kurucusu ve tek sahibi MKE olmakla birlikte, sermayenin %100’ü Türk savunma sanayi devi tarafından sağlanıyor. MKA, hem Türkiye hem de Azerbaycan’ın stratejik savunma ihtiyaçlarını karşılayacak ürün ve sistemlerin geliştirilmesi, üretimi ve ihracatı için bir köprü görevi üstlenecek.
MKE, açıklamasında yeni şirketin yüksek teknolojili savunma üretim altyapısını Azerbaycan’da inşa edeceğini duyurdu. Şu an hâlen yürütülmekte olan projeler arasında, Azerbaycan Savunma Sanayi Bakanlığı’na bağlı Azersilah için fişek üretim hattının kurulumu bulunuyor. Bu hat, hem amortisman hem de yerli üretim kapasitesi açısından bölgeye büyük katkı sağlayacak.
Teknoloji transferiyle hayata geçirilecek yeni tesislerde, her iki ülkenin mühendislik yetkinlikleri birleştirilecek ve silah sistemleri, mühimmat, elektronik savunma ekipmanları gibi çeşitli kalemlerin üretimi planlanıyor. Uzun vadede, MKA’nın istihdam yaratma potansiyeliyle binlerce yerel iş fırsatı doğması da hedefleniyor.
MKE, MKA aracılığıyla “Milli Teknoloji Hamlesi” vizyonunu uluslararası arenaya taşıma amacını vurguladı. Şirket, şu ana kadar 5 kıtada 99 ülkeye savunma ürünleri ihraç etti ve bu sayıyı yeni şirketle daha da artırmayı planlıyor. MKA’nın kuruluşu, MKE’nin Kafkasya‑Orta Asya pazarına açılan bir kapı olmasının yanı sıra, dost ve müttefik devletlerin savunma ihtiyaçlarına da yanıt verecek bir üretim üssü hâline gelmesini sağlayacak.
Analistler, bu adımın Türkiye‑Azerbaycan stratejik ortaklığını derinleştirdiğini ve bölgesel savunma dengelerinde önemli bir değişim yaratabileceğini belirtiyor. Ayrıca, MKA’nın yüksek katma değerli ürün portföyü, bölgedeki yerli savunma sanayi ekosisteminin gelişimine ivme kazandırarak dışa bağımlılığı azaltmayı hedefliyor.
Uzmanlar, MKA’nın önümüzdeki 5‑10 yılda tam ölçekli üretim tesislerine kavuşacağını ve bu tesislerin hem iç pazara hem de ihracata yönelik kapasite artırımı sağlayacağını öngörüyor. Ayrıca, MKE’nin AR‑GE yatırımlarını da MKA üzerinden bölgeye taşıması, yeni savunma teknolojilerinin (ör. otonom silah sistemleri, siber savunma çözümleri) yerel olarak geliştirilmesine zemin hazırlayacak.
Bu stratejik adım, iki kardeş ülkenin savunma‑sanayi entegrasyonunu sadece sözde bir iş birliği olmaktan çıkarıp, somut bir ekonomik ve teknolojik değer yaratma platformuna dönüştürüyor.