Bolat, 2025 Ekim ayı için açıklanan cari işlemler verilerinin “dış dengedeki iyileşmenin istikrarlı bir şekilde devam ettiğini” gösterdiğini vurguladı. 457 milyon dolar fazla veren cari hesap ve 3,201 milyar dolar altın hariç fazla, Türkiye’nin dış finansman ihtiyacını azaltan bir tablo çiziyor.

Hizmet ihracatı, yıllık bazda %6,1 artarak 121,9 milyar dolar seviyesine ulaşmış. Turizm gelirleri 59,2 milyar dolar, taşımacılık gelirleri ise 42 milyar dolar olarak gerçekleşti. Mal ve hizmet ihracatı toplamı %4 artışla 392 milyar dolar oldu.
Risk primi (CDS) 226 baz puan seviyesine gerileyerek Mayıs 2018’den bu yana en düşük seviyeye ulaştı. Bu iyileşme, finansal istikrarı pekiştirirken dezenflasyon sürecine de katkı sağlıyor. Uzmanlar, düşük risk priminin yabancı yatırımcı güveninin artmasına ve kredi maliyetlerinin düşmesine yol açacağını belirtiyor.
Bolat, “Üreticilerimizi haksız ithalat baskısına karşı korumaya devam edeceğiz; küresel ekonomideki dönüşümleri dikkate alarak Türkiye’nin küresel ticaretteki konumunu sürdürülebilir şekilde güçlendireceğiz” dedi. Orta Vadeli Program (2026‑2028) kapsamında cari açığın 2025 yılında milli gelire oranla %1,4 seviyesine düşmesi hedefleniyor. Bakan, bu istikrar ortamının yapısal reformlar için gerekli makroekonomik zemini sağladığını vurguladı.
Ekonomi analistleri, cari işlemlerdeki bu olumlu tabloyu “Türkiye’nin dış şoklara karşı dayanıklılığını artıran kritik bir kilometre taşı” olarak nitelendiriyor. Aynı zamanda, düşük risk primi ve artan ihracatın, yatırım ortamını canlandırarak istihdamda da olumlu etkiler yaratması bekleniyor.