Virginia Martínez, Vox Partisi’nin “tam yüzü örten İslami kıyafetlerin kamusal alanlarda yasaklanması” önerisini savunmak amacıyla, parlamento oturumuna burka benzeri bir giysiyle girdi. Bu hareket, parti içinde ve dışında geniş yankı buldu.
Martinez’in salona tamamen örtülü bir kıyafetle girmesi, diğer milletvekillerinin şaşkın bakışlarıyla karşılandı. Murcia Bölge Parlamentosu Başkanı Miryam Fuertes, “Bu şekilde konuşmanıza izin vermem, lütfen üzerinizi değiştirin” diyerek vekili uyardı.
Hükümet sözcüsü Marcos Ortuno, parlamentonun “şov yeri olmadığını” vurgulayarak eylemi eleştirdi. Martinez ise “Parlamento bu kıyafetle konuşmamı yasaklıyor. Eğer bu kıyafetler bölgesel egemenliğin merkezinde taşınamıyorsa, kamusal alanlarda da taşınmamalıdır.” diyerek tutumunu yineledi.
Martinez, konuşmasını yapmadan önce yüzündeki peçeyi çıkararak devam etti ve burka ile peçenin “hiçbir kadın için özgürlük anlamına gelmediğini” belirtti. Bu açıklamalar, sosyal medyada geniş çapta tartışma başlattı; #BurkaProtesto etiketi saatler içinde binlerce gönderi topladı.
Geçtiğimiz ay Avustralya’da bir senatörün de aynı şekilde burka ile oturuma girmesi, uluslararası alanda benzer protestoların artabileceğine dair uyarılar yaptı.

Vox Partisi’nin burka‑peçe yasağı teklifi, diğer partilerin oylarıyla reddedildi. Ancak Martinez’in dramatik eylemi, parti içinde ve dışındaki tartışmaları yeniden alevlendirdi, aynı zamanda İspanya’daki din‑devlet ilişkileri üzerine yeni bir bakış açısı sundu.
Fransa, Belçika ve Hollanda gibi ülkeler, geçmişte başörtüsü ve benzeri dini giyselerin kamusal alanlarda sınırlanmasıyla ilgili yasalar çıkarmıştı. İspanya’da ise benzer bir tartışma, özellikle Katalonya ve Andalusia bölgelerinde yoğunlaşıyor.
Uzmanlar, bu tür provokatif protestoların, toplumsal kutuplaşmayı derinleştirebileceği ve yasa yapım sürecini daha da zorlaştırabileceği konusunda uyarıyor. Martinez’in eylemi, “kamuoyunun duvarını yıkmak” amacını taşısa da, parlamento içindeki disiplin ve düzen açısından bir sınav niteliği taşıyor.