Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB), Almanya’nın KfW Kalkınma Bankası ile 250 milyon Euro değerinde “İklim Finansmanı ve Ekonomik İşbirliği Kredisi”ni imzalayarak, iklim dostu yatırımlara yeni bir finansman kaynağı oluşturdu.
Bu kredinin sağladığı kaynak, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın garantörlüğünde, Türkiye genelinde yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, enerji depolama, iklim uyumu, iklim endüstrileri, döngüsel ekonomi ve çevresel ürünler gibi alanlarda hayata geçirilecek projelere yönlendirilecek. Aynı zamanda Almanya ve Avrupa Birliği ile ekonomik iş birliğini pekiştirecek yatırımlara da öncelik verilecek.

TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, KfW ile 1969’dan beri süren 56 yıllık stratejik ortaklığın, yeni iklim kredisiyle daha da güçlendiğini vurguladı. “İklim dostu yatırımların finansmanını sağlayacağız” diyerek, bu kaynağın Türkiye’nin düşük karbonlu ve iklim dirençli kalkınma hedeflerine katkısını artıracağını belirtti.
KfW Güney Doğu Avrupa ve Türkiye Direktörü Klaus Müller ise, anlaşmanın “yüksek etkili projelerin hayata geçirilmesi, sürdürülebilir büyüme ve karbon emisyonunun azaltılması açısından kritik bir dönüm noktası” olduğunu ifade etti. Müller, Alman‑Türk ekonomik çıkarlarının da bu işbirliğiyle karşılıklı olarak destekleneceğini sözlerine ekledi.
Bu kredinin kullanılacağı projeler arasında, rüzgar ve güneş enerjisi santralleri, enerji verimliliği artırıcı sanayi tesisleri, batarya ve diğer enerji depolama çözümleri, aynı zamanda atıkların geri dönüştürülmesi ve çevreye duyarlı ürün geliştirme çalışmaları yer alıyor. Bu sayede, Türkiye’nin 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ve 2050 Karbon Nötr Hedefi yönündeki ilerlemesi hızlandırılacak.
Uzmanların görüşlerine göre, 250 milyon Euro tutarındaki bu kaynak, sadece finansal bir destek değil, aynı zamanda Türkiye‑Almanya ekonomik ilişkilerinin derinleşmesi ve Avrupa’nın iklim stratejileriyle uyumlu bir yerel dönüşüm modeli oluşturulması açısından da büyük bir sinerji yaratıyor.
TSKB, bu krediyi yıllık olarak takibe alarak, performans değerlendirmeleri ve raporlamalarla şeffaf bir süreç yürütmeyi planlıyor. KfW ise, benzer iklim finansmanı modellerini diğer bölgelere de yaygınlaştırma konusunda Türkiye deneyimini referans almayı düşünüyor. Böylece, bölgesel iklim yatırımlarının ölçeklenebilirliği ve sürdürülebilirliği artırılacak.