BM Genel Kurulu, 13 ülkenin ortak girişimiyle hazırlanan ve Norveç’in öncülüğünde sunulan tasarıyı ezici bir çoğunlukla kabul etti. Toplam 139 ülke “evet” oyu verirken, 12 ülke “hayır” ve 19 ülke çekimser kaldı. Türkiye, tasarının tam metnini destekleyerek uluslararası topluluğun sesine katıldı.

Kararda, Filistin topraklarındaki ağır insani koşullar “derin endişe” kaynağı olarak vurgulandı. Uluslararası Adalet Divanı’nın (UAD) 2 Ekim 2025 tarihli danışma görüşü de metinde yer alarak, İsrail’in işgal altındaki bölgelerde sivillerin temel ihtiyaçlarını karşılaması gerektiği hatırlatıldı. Bu çerçevede, BM Genel Kurulu, İsrail’in uluslararası hukuk çerçevesinde hareket etmesini ve yükümlülüklerini gecikmeden yerine getirmesini talep etti.
Kararda, Gazze’ye insani yardımların girişine tam izin verilmesi ve BM’nin UNRWA gibi kuruluşların yürüttüğü yardım operasyonlarına engel olunmaması gerektiği açıkça belirtildi. UNRWA’nın Gazze’de kritik bir rol üstlendiği ve İsrail’in bu yardımları engellemesinin insani krizi derinleştireceği vurgulandı. Ayrıca, tüm BM üyesi devletlerin Filistin meselesine ilişkin BM ile işbirliği yapmaları ve Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını desteklemeleri çağrısıyla karar sonlandırıldı.
Bu karar, uluslararası toplumun Gazze’deki insan hakları ihlallerine karşı artan baskısını gösteriyor. Uzmanlar, kararın bağlayıcı bir hukuki zorunluluk getirmediğini ancak diplomatik baskıyı artıracağını belirtiyor. İsrail’in ABD ve diğer müttefikleriyle ilişkileri de bu süreçte yeniden gözden geçirilebilir. Türkiye ve diğer destekçi ülkeler, kararın uygulanması için ekonomik ve lojistik destek sağlamaya hazır olduklarını ifade etti.