Avrupa Komisyonu’nun 2024 verilerine göre, 150 Euro altındaki iki milyar paketinin %91’i Çin’den Avrupa pazarına akıyor. Bu paketlerin büyük bir kısmı, düşük maliyetli ama uzun nakliye süresi gerektiren bir modelle satılıyor. AB, bu durumu “düşük maliyetli rekabeti çarpıcı bir şekilde dengelemek” gerekçesiyle ele alıyor ve sabit bir vergi ile hem gelir elde etmeyi hem de tedarik zincirinde coğrafi çeşitliliği teşvik etmeyi amaçlıyor.

Asset Worldwide Express Genel Müdürü Onur Tekin, yeni vergi düzenlemesinin Türkiye’yi doğrudan öne çıkaran bir fırsat penceresi sunduğunu belirtti. “Çin’in iş modelini vuruyor” diye ifade eden Tekin, 3 Euro sabit verginin Çin’deki 1‑5 Euro arası değişen vergilendirme yapısını zorlayacağını, böylece Avrupa tüketicisinin “ucuz ama geç gelen” ürünlere olan toleransının azalacağını vurguladı.
Tekin, AB’ye hızlı ve güvenilir tedarik sağlayabilen Türkiye’nin üç stratejik alanda güçleneceğini söyledi:
1. Teslimat süresi: Çin’den AB’ye sevkiyat 7‑20 gün sürerken, Türkiye’den kara yoluyla 2‑4 gün, hava yoluyla ise 24‑48 saat içinde teslim edilebiliyor.
2. Algı ve güven: AB tüketicileri, Çin menşeli ürünlerde kalite ve güvenlik şüphesi taşıyor; Türkiye menşeli ürünler ise “yakın tedarikçi” ve “güvenilir kaynak” olarak algılanıyor.
3. Maliyet‑rekabet avantajı: Sabit 3 Euro vergi, düşük fiyat odaklı Çin modeliyle rekabeti zorlaştırırken, Türkiye’nin daha yüksek ama makul fiyatlarıyla rekabet edebilmesine olanak tanıyor.
Tekin, “Ucuza oynayan şirket kaybeder, hıza oynayan kazanır” diyerek, Türk KOBİ’lerinin stratejilerini yeniden gözden geçirmesi gerektiğini belirtti. “Hız, şeffaflık ve AB’ye coğrafi yakınlık, gelecek iki yıl içinde sektörde altın bir dönem yaratacak” şeklindeki değerlendirmesi, firmalara somut adımlar öneriyor:
a) Yakın-depo yatırımları: Avrupa’nın kritik pazarlarına daha hızlı erişim için lojistik merkezlerinin Türkiye’ye yakın bölgelerde konumlandırılması.
b) IOSS ve ETGB süreçlerinin otomasyonu: Tek bir dijital platform üzerinden vergi beyanı ve gümrük işlemlerinin hızlandırılması.
c) Lojistik veri analitiği: Nakliye rotalarının, teslimat sürelerinin ve maliyetlerinin gerçek zamanlı izlenmesi, böylece operasyonel verimlilik artırılması.
Bu adımlar, yalnızca AB pazarına erişimi kolaylaştırmakla kalmayıp, aynı zamanda şirketlerin küresel rekabette daha dayanıklı bir konuma gelmesini sağlayacak.
AB’nin yeni vergisi, sadece bir mali düzenleme olmaktan çıkıp, küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillenmesine de öncülük ediyor. Uzmanlar, bu adımın “AB’nin dış ticaret politikasında jeopolitik bir kayma” olduğunu ve “yakın bölgeden temin edilen ürünlerin stratejik güvenlik açısından daha tercih edilebilir” hâle gelmesini sağlayacağını öngörüyor. Çin’in düşük maliyetli e‑ticaret modeli, bu düzenlemeyle birlikte Avrupa’da pazar payını korumakta zorlanabilir; Türkiye ise coğrafi konumu ve gelişen lojistik altyapısıyla bu boşluğu doldurabilir.
Sonuç olarak, AB’nin 3 Euro sabit gümrük vergisi, Türkiye’ye ihracat fırsatları yaratırken, Çin’in Avrupa pazarındaki hâkimiyetine meydan okuyacak bir politika değişikliği olarak görülüyor.
– İSTANBUL