Türk savunma firması Uludoğan Savunma Sanayi Teknoloji AŞ, Nanoalp adı verilen 100‑gram ağırlığındaki nano sınıf insansız helikopteri (İHA) geliştirdi. 25 cm’den daha küçük bir çerçeveye sahip olan bu platform, dar alanlarda yüksek kaldırma kapasitesi ve ultra‑sessiz çalışma özellikleriyle keşif, istihbarat ve hatta kamikaze görevlerini tek başına yerine getirebiliyor.

Teknopark İstanbul çatısı altında ve “TÜBİTAK 1501 Sanayi AR‑GE Projeleri Destekleme Programı” desteğiyle hayata geçirilen proje, aynı zamanda Teknopark’ın Yüksek Teknoloji Fonu’ndan da yatırım alarak üretim ve ihracat süreçlerini olağanüstü bir hızla tamamladı.
“Bu sınıftaki ihtiyacın isterleri helikopter mekaniğiyle çözülüyor. Siz dar alanda yüksek kaldırma kapasitesi ve düşük ses ve devir istiyorsunuz.” şeklindeki açıklama, projenin temel vizyonunu özetliyor.
Ultra‑hafif tasarımının yanı sıra Nanoalp, tam otonom uçuş yeteneği sayesinde GPS sinyali alınamayan binalar, mağaralar, ormanlık ve kısıtlı alanlarda bile görevini tamamlayabiliyor. Sensör füzyonu, yüksek çözünürlüklü kamera ve ısı izleme sistemleriyle donatılan cihaz, 350 gram’a kadar yük taşıyabilerek el bombası, C4 gibi patlayıcıları bina içi operasyonlarda güvenli bir şekilde taşıyabiliyor.
Nanoalp’in ses seviyesi, rakip “arı dron” modellerinin 10‑15 metre menzilinde duyulabilecek ses seviyesinden çok daha düşük; bu sayede 3 metre mesafedeki bir operatör bile sesi duymadan cihazı gözlemleyebiliyor. Ayrıca havada normal dronların iki katı kadar kalma süresi ve kapalı alanlarda GPS’ine bağımlı olmadan görev tamamlama kabiliyeti, ürünü piyasadaki en rekabetçi seçenek hâline getiriyor.
Uludoğan, ürünün %60 yerlilik oranıyla üretildiğini, bir yıl içinde bu oranı %96’ya çıkarmayı hedeflediğini belirtti. Bu yüksek yerlilik, hem milli teknolojiye katkı sağlıyor hem de dışa bağımlılığı azaltıyor.
İhracat ve pazar potansiyeli
İlk ihracat, Birleşik Arap Emirlikleri’ne yapıldı ve toplamda beş ülke (B.A.E., Güney Kore, Malezya, Endonezya ve Orta Doğu’nun diğer bazı ülkeleri) ile anlaşma imzalandı. Nanoalp’in yabancı muadili yaklaşık 200 bin $’lık bir ihracat değerine sahipken, Türkiye’nin sunduğu çözüm aynı kapasitede %50’ye varan maliyet avantajı sağlıyor. Kilogram başına 2 milyon $ değerindeki teknoloji, 100 gramlık platformda çok daha uygun bir fiyatla alıcı buluyor.
Uzmanlar, nano sınıf İHA pazarının yıllık 100‑150 milyon $ seviyesine ulaşacağını tahmin ederken, Uludoğan’ın bu pazara erken giren firmalardan biri olması, Türkiye’nin savunma sanayii ihracatını ciddi ölçüde artırabilir.
“Nanoalp ile bu alanda dışa bağımlılığı azaltarak yerli ve milli bir çözüm sunuyoruz. Böylece ülkemize yalnızca yüksek teknoloji katma değeri kazandırmakla kalmıyor, aynı zamanda milyonlarca dolarlık kaynağın yurt içinde kalmasına da katkıda bulunuyoruz.”
Gelecek vizyonu çerçevesinde Uludoğan, Nanoalp’in gelişmiş versiyonlarını hem savunma hem de sivil alanlarda (örneğin afet yönetimi, altyapı denetimi ve tarımsal gözetim) kullanmak için AR‑GE çalışmalarını sürdürüyor. 2026‑2027 yılları arasında yapay zeka destekli görev planlama ve çoklu platform entegrasyonu gibi yeni özelliklerin prototip aşamasına geçmesi planlanıyor.