İstanbul’da bir otelde gerçekleşen ve Orta Doğu genç liderlerini bir araya getiren Al Sharq Youth 9. Uluslararası Konferansı, bölgesel sorunların genç bakış açılarıyla ele alınması hedefiyle organize edildi. Konferansa 30’dan fazla ülkenin genç delegeleri, akademisyenler ve sivil toplum temsilcileri katıldı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, konuşmasının başında “Filistin, her zaman bizim için bir pusuladır.” diyerek, Türkiye’nin dış politikasında Filistin sorununun ne denli temel bir konumda olduğunu yeniden hatırlattı. Fidan, bu mesajı “İslam dünyasının ana amacı” olarak nitelendirerek, “İsrail’in saldırganlığını püskürtmek ve yayılmacılık sorununu ele almak” için cesur adımlar atılması gerektiğini vurguladı.
Konferansın gençler arasında bir “kardeşlik, arkadaşlık ve dostluk” köprüsü kurma misyonunun altını çizen Fidan, “Bölünmeyi reddeden yeni bir nesil gördüm” diyerek, gençlerin ortak vizyonla hareket etmesinin bölgesel barış için kritik olduğunu belirtti. Gençlerin enerjisi ve derin kültürel mirası, gelecekteki diplomatik başarıların temelini oluşturacak demek istemişti.
Fidan, “Denge güçleri değişiyor. Krizlerin üst üste bindiği ve birbirini güçlendirdiği bir dönemdeyiz.” diyerek, küresel stratejik rekabetin çok yönlü bir tehdit oluşturduğunu hatırlattı. Bu bağlamda, İslam dünyasının birliğine ve ortak güvenlik savunmasına daha fazla ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
“İslam dünyamızda maneviyatı tehdit eden bir olgu var. Filistin, bizim için bir pusula, aynı zamanda İslam dünyasının ana amacıdır.” ifadeleriyle, Fidan, bölgenin istikrarını sağlamak için Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde daha aktif bir rol oynaması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin, kapsamlı ekonomik ve kültürel iş birliği projeleriyle bu birlik çabasını desteklemesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Fidan, “Bu kriz karşısında uluslararası toplumu birleşik bir cephe olarak hareket etmeye çağırdık.” diyerek, BM Genel Kurulu çerçevesinde yapılan Gazze odaklı toplantılar ve Şarm El-Şeyh Barış Zirvesi gibi girişimlerin önemine değindi. Ateşkesin yalnızca bir duraklama değil, adalet ve özgür bir Filistin devleti temeline dayalı kalıcı bir barışa dönüşmesi gerektiğini vurguladı.
“Suriye’de de benzer bir durum var. Terör ve işgalden arınmış, istikrarlı bir Suriye inşa etmek için uluslararası iş birliğine ihtiyaç var.” diyerek, ABD ve yerel yönetimlerle yapılan görüşmelerden bahsedilen Fidan, gençlerin bu süreçlerdeki rolünün kritik olduğunu dile getirdi.
Genç delegelere doğrudan seslenen bakan, “Sizin seçeneklerinize göre gelecek şekillenecek. Bu, artık sorumluluk dönemidir.” sözleriyle, liderlik ve değer temelli diplomasi gerektiğini vurguladı. “Diplomasi sabır ister. Tutarlı olmak, uzun vadeli çözümler üretmenin temelidir.” mesajlarıyla gençlerin, krizleri fırsata dönüştürme potansiyeline sahip olduklarını hatırlattı.
Fidan, “Her nesil tarih tarafından sınanır. Sizin sınavınız sadece krizlerle karşılaşmak değil, bu krizlerden sonra ayağa kalkıp yeni fırsatları yakalamaktır.” diyerek, gençlerin vizyonlarını eyleme geçirmeleri gerektiğini belirtti. “Kendinizi krizlerle değil, çözümle tanımlayın. Cesur ve yaratıcı olun.” temalı kapanış konuşması, konferansın gençler üzerindeki kalıcı etkisini pekiştirdi.