Davut Kısak, 34 yaşında, geçici köy korucu olarak görev yapıyordu. 6 Mart 2020 tarihinde, görev yerine motosikletle giderken çantasında taşıdığı çengelli lastiğin kırılması ve parçalarının gözüne isabet etmesi sonucu ciddi bir göz travması yaşadı.

Olayın hemen ardından arkadaşları tarafından hastaneye kaldırıldı, Kars’tan Erzurum’a sevk edildi. Pandemi koşulları nedeniyle operasyonları ertelendi; yapılan ameliyatlar sonucunda sağ gözünün sadece %20’si kurtuldu.
Görevden çıkarılma süreci: Gözünün %80 kaybı raporu gerekçe gösterilerek 2021 yılında görevden alındı. Aynı zamanda son maaşı da geri alındı. Bu durum, Kısak’ın maddi ve manevi açıdan büyük bir mağduriyet yaşamasına yol açtı.
“Ben evimden görev için çıktım. Göreve giderken bu kaza başıma geldi. Canımı ortaya koyarak bu işi yapıyordum.” diyerek duygularını ifade eden Kısak, kazadan sonra hiçbir destek almadığını ve görevden çıkarıldığını söyledi.
Kısak, hakkını aramak için yargı yoluna başvurdu. Açılan davalardan birinde 70 bin lira tazminat kararı çıkmış olsa da, bu kararı kabul etmediğini ve asıl talebinin gazilik hakkı ve emeklilik olduğunu belirtti.
“Ben para değil, emekliliğimi ve gaziliğimi istiyorum.” diyerek, sadece maddi tazminatın yetmeyeceğini vurguladı.
Başvurularına zaman aşımı gerekçesiyle cevap verilmesi, Kısak’ın hayal kırıklığını artırdı. “Nereye başvurduysam kapılar yüzüme kapandı. ‘Senin durumun zaman aşımına uğramış. Biz artık bir şey yapamayız. Mahkemeye ver’ dediler” şeklinde konuştu.
Eşi Ayşe Kısak ise, çocuklarının eğitim ve temel ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını, eşinin haklarının tanınmasıyla ailelerinin yeniden ayağa kalkacağını dile getirdi.
Uzmanlar, görevli personelin iş kazalarında gerekli tıbbi ve maddi destek almasının yasal bir hak olduğunu ve bu tür durumlarda kurumların sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini vurguluyor.
Olay, kırsal kesimde görev yapan güvenlik görevlilerinin çalışma koşulları ve sosyal güvenlik hakları konusundaki eksiklikleri bir kez daha gündeme taşıdı.