“Barış uzakta değil, onu görüyoruz. Tek yapmamız gereken istikametimizi barışın bulunduğu yöne çevirmektir.” diyerek Karadeniz’in bir hesaplaşma sahası olmaması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, “Böyle bir durum Rusya ve Ukrayna’ya sadece zarar verir, hiçbir fayda sağlamaz.” diye ekledi.

Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğinin sağlanması, bölge ülkelerinin ekonomik ve enerji projeleri açısından kritik. Erdoğan, “Her gemi, her denizci bu güvenliğe ihtiyaç duyuyor; bu mutlaka sağlanmalıdır” diyerek denizcilik sektörünün önemine değindi.
Erdoğan, Türkmenistan ziyareti sonrası “Ortak tarih, dil, din ve kültür temelli ilişkilerimiz her geçen gün pekişiyor.” dedi. Cumhurbaşkanı, 55 milyar dolar tutarında projeyi tamamladıklarını, hâlihazırda 10 milyar dolar değerinde 19 projenin yürütüldüğünü belirtti. 2024 yılında ticaret hacmini 5 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.
Vladimir Putin ile yaptığı görüşmede “Günlük çıkar hesaplarıyla değil, köklü tarih ve karşılıklı güven üzerine kurulu ilişkiler” olduğunu vurgulayan Erdoğan, savaşın sonlanması ve barış çabalarının yoğunlaştırılması gerektiğini yineledi. “Biz bu savaşı çoktan bitmesi gerektiğini düşünüyoruz, bunu tüm muhataplara açıkça söylüyoruz.” dedi.
Ukrayna’daki çatışmanın bölgeye yayılma riskine değinen Erdoğan, “ABD Başkanı Donald Trump’ın devrede olması, Amerika’yla telefon diplomasisi yürütmemize olanak tanıyor.” ifadesiyle, ABD‑Türkiye işbirliğinin barış planları üzerinde etkili olabileceğini dile getirdi.
Suriye’deki 10 Mart mutabakatının uygulanmasının toprak bütünlüğü, birliği ve istikrarı güçlendireceğini vurgulayan Erdoğan, “Ayrılıkların, çatışmaların Suriye’ye bir şey kazandırmadığını görüyoruz.” dedi. Tüm etnik grupların bir araya gelerek barışı inşa etmesi gerektiğine işaret etti.
Gazze’deki insani durum hakkında “Henüz bize bir teklif gelmedi, ancak barış için her türlü toplantıya hazırız.” diyerek Türkiye’nin elini taşın altına koymaktan kaçınmayacağını yineledi. İsrail’in ateşkes taahhütlerini yerine getirmesi ve insani yardımın kesintisiz sağlanması gerektiğini vurguladı.
Belçika Savunma Bakanı’nın “Türkiye’siz güvende olmayız” açıklamasına yanıt veren Erdoğan, “86 milyon nüfuslu, güçlü savunma sanayisine sahip bir ülke olarak AB’ye hâlâ katılamamış olmamız, haksız bir oyalamadır.” dedi. NATO’da ikinci en büyük kara gücü olduğumuzu hatırlatarak, Avrupa‑Türkiye savunma iş birliğinin artırılması gerektiğini belirtti.
Futbol bahis skandalı üzerine “Futbolun ruhu adalettir.” diyerek, adil yönetim ve şeffaf denetim çağrısında bulundu. Gençlerin sporla buluşmasının toplumsal bütünleşmeye katkı sağladığını vurguladı.
Yeni anayasa çalışmalarının sivil, özgürlükçü ve kapsayıcı olacağına dair kararlılığını yineleyen Erdoğan, “Milletimiz ‘İşte benim anayasam’ demeli.” dedi. Ayrıca, aile değerlerinin ihya edilmesinin demografik ve sosyal yapı için kritik olduğunu, “Güçlü aile, güçlü millet demektir.” ifadeleriyle sonlandırdı.