ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “2 asker ve 1 sivil tercüman olmak üzere 3 ABD’li vatanseverin hayatını kaybetmesinin üzüntüsünü yaşıyoruz. Aynı zamanda, şu anda durumunun iyi olduğu teyit edilen 3 yaralı askerin de iyileşmesi için dua ediyoruz.” ifadelerini kullandı. Trump, bu saldırının “terör örgütü DEAŞ’ın, Suriye’nin kontrolünün tam sağlanamadığı bölgesinde ABD’ye ve Suriye’ye yönelik bir saldırı” olduğunu vurgulayarak, “buna çok ciddi bir yanıt verilecek” dedi.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara ise saldırı sonrası “son derece öfkeli ve rahatsız” bir tutum sergilediğini belirterek, “Bu tür bir saldırıya karşı uluslararası ortakların daha etkili önlemler alması gerektiğini düşünüyoruz.” dedi.
Trump, Maryland eyaletinde gerçekleşecek bir Amerikan futbolu maçına katılmak üzere Beyaz Saray’dan ayrılırken basın mensuplarının sorusuna kısa ve net bir yanıt verdi: “Evet”, DEAŞ’a karşı “karşılık verileceği” anlamına gelen bir onaydı. Bu yanıt, ABD Kongresi’nde de geniş yankı uyandırdı; bazı milletvekilleri hızlı bir askeri operasyonun hayata geçirilmesini talep ederken, diğerleri ise diplomatik çözüm yollarının da göz önünde bulundurulması gerektiğini savundu.
Suriye İçişleri Bakanlığı daha önce saldırının, DEAŞ mensubu bir kişi tarafından Tedmur kırsalındaki bir karargahın girişinde, uluslararası koalisyon ve Suriye İç Güvenlik komuta kademesinin ortak saha incelemesi sırasında gerçekleştirildiğini teyit etmişti. Bakanlık sözcüsü Nureddin al‑Baba, “Uyarımız dikkate alınmadı” diyerek, bölgedeki ortak güçlerin önceden uyarı aldığına ve bu uyarıların göz ardı edildiğine işaret etti.
Uzmanlar, Trump’ın bu açıklamasının, ABD’nin Ortadoğu’daki askeri varlığını yeniden canlandırma ve terörle mücadelede daha agresif bir tutum sergileme stratejisinin bir parçası olabileceğini değerlendiriyor. Birleşmiş Milletler temsilcileri ise, bölgedeki sivillerin korunması ve insani yardımların kesintisiz devam etmesi için “tüm tarafların diyaloğa açık olması” gerektiğini vurguladı.
Bu gelişmeler ışığında, ABD’nin Suriye’ye yönelik olası yeni askeri operasyonları, hem bölgesel güç dengelerini hem de küresel terörle mücadele politikalarını yeniden şekillendirebilir.