İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, Beyoğlu’nda bir otelde düzenlenen programı Kur’an-ı Kerim tilavetiyle açtı. Katılımcılar arasında Erzincanlı Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ERSİAD) temsilcileri, bakan yardımcıları ve çeşitli sektör temsilcileri yer aldı.

Bilal Erdoğan, Türkiye’nin 67‑68 milyon nüfusu ve 200 milyar dolar milli geliri ile 23 yıl önce başladığını hatırlattı. “Bugün 86 milyon nüfus, 1,5 trilyon dolar milli gelir – yedi kattan fazla büyüme,” diyerek büyümenin büyüklüğüne dikkat çekti. Kişi başına milli gelirin 3 bin dolardan 18 bin dolara çıkacağını ve ülkenin dünya satın alma gücünde 11. sıraya yerleşeceğini öne sürdü.
İhracat ve Hizmet Dışarı Açılımı: 1999‑2000 yıllarında 200 milyar dolar olan ekonomi, bugün 270 milyar dolar ihracatın yanı sıra 120 milyar dolar hizmet ihracatı ve 64 milyar dolar turizm geliriyle çok yönlü bir büyüme sergiliyor.
Erdoğan, ekonomik güç arttıkça Türkiye’nin siyasal etkisinin de küresel arenada yükseldiğini vurguladı. “Cumhurbaşkanımızın dirayetli ve kararlı liderliği, uluslararası sistemde saygı duyulan bir konuma gelmesini sağladı,” diyerek liderin rolünü öne çıkardı. Ancak, FETÖ ve benzeri dezenformasyon örgütlerinin toplumu bölmeye devam ettiğine dikkat çekti ve bu unsurlara itimat edilmemesi gerektiğini belirtti.
Birlik ve Dayanışma: “Niye biz gündemimizin hainler tarafından belirlenmesine izin veriyoruz? 23 yılda sadece %5,4 büyümüş bir Türkiye yerine, 3 trilyon dolarlık bir ekonomi elde edebilirdik,” diyerek birlik duygusunun eksikliğini eleştirdi.
Bilal Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı, sadece ekonomik bir projeyle sınırlı değil; aynı zamanda insanlık meselesi,” diyerek vizyonun kapsayıcı yapısını açıkladı. Ülkenin enerji potansiyeli ve beşinci büyük ekonomi olma hedefi, uzun vadeli stratejik planlarla destekleniyor.
Gençlerin “kolay yoldan zengin olma” arzusu konusunda uyarıda bulunan Erdoğan, “Bu tür örnekler toplumu bozuyor, uzun vadeli sürdürülebilir kalkınmayı tehlikeye atıyor,” şeklinde uyardı. Ayrıca, doğurganlık oranının 1,5’in altına düşmesi ve nüfusun 2100’de 50 milyonun altına inmesi riskine de dikkat çekti; bu durumun sadece ekonomik değil, sosyal ve kültürel etkileri olacağını vurguladı.
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu, “Erzincan, tarihi, kültürel ve insan kaynağıyla Türkiye Yüzyılı’nın önemli bir şehri,” diyerek bölgenin stratejik önemine değindi. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çetin Ali Dönmez, gençler için inovasyon ve AR‑GE vurgusu yaptı.
Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, “Erzincan’ın en büyük zenginliği toprağı değil, insanıdır,” diyerek bölgenin sosyo‑ekonomik potansiyelini özetledi. Prof. Dr. İrfan Gündüz, dayanışma örneklerini “Bir insanın karnını doyurmaktan aciz olduğu yerde 50‑100 kişiye ekmek veren el” benzetmesiyle anlattı.
ERSİAD Başkanı Saim Bahadır, Erzincanlı iş insanlarının ulusal ve küresel ölçekte üretim ve ticaret yapma kapasitesine değinerek, “Bu işletmeler yüz binlerce kişiye istihdam sağlıyor,” şeklinde bir değerlendirme yaptı.
Program, AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi eski futbolcu Mesut Özil ve çeşitli yargı mensuplarının katılımıyla sona erdi. Katılımcılar, birlik içinde daha güçlü bir Türkiye inşa etmek için ortak adımlar atılması gerektiği konusunda fikir birliğine vardılar.
Bilal Erdoğan’ın vurguladığı gibi, “Eğer Cumhurbaşkanımızın arkasında daha güçlü durmuş olsaydık, bugün çok daha güçlü bir Türkiye’ye sahip olurduk.” Mesaj, hem ekonomik hem de politik anlamda bir yeniden yapılandırma çağrısı niteliğinde.