Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde, 27 Ekim depremi sonrasında ağır hasarlı olarak işaretlenen 2 ila 5 katlı sekiz bina kontrollü bir biçimde yıkıldı. Camicedit, Kurtuluş ve Camikebir Mahallelerinde gerçekleşen bu yıkımlar, sadece beton ve çelik parçalarının çöküşü değil, aynı zamanda yılların birikmiş anıların da yıkılması anlamına geliyordu.

Yıkım sabahın erken saatlerinde başladı; makinelerin uğultusu, sokaklarda dolaşan vatandaşların iç çekişleriyle bir araya geldi. Bazı aileler, yıllarca barındıkları evlerini son kez görmek için bölgeye akın etti. Çocuklarıyla birlikte çöküş anını izleyenler, gözlerinden süzülen yaşlarla birlikte “Bu duvarlar bir zamanlar bizim evimizdi” diyerek geçmişi yad ettiler. Diğer yandan, sessiz köşelerde oturanlar ise yalnızca anıların ağırlığını taşıyarak, “Evimiz gitti ama hatıralarımız kalacak” sözleriyle geleceğe dair bir umut ışığı yakmaya çalıştı.
AFAD ve belediye ekipleri, yıkım sırasında çevredeki diğer yapılara zarar gelmemesi için büyük bir özen gösteriyor. Güvenli bir alan oluşturmak amacıyla geçici çadırlar ve izole bölgeler kuruldu; vatandaşların bu alanlarda kalmaları sağlanarak olası risklerin önüne geçildi. Yetkililer, “Ağır hasarlı tüm binalar kısa sürede yıkılarak ilçe genelinin tamamen güvenli hâle getirilecektir” diyerek bölge sakinlerine güven verdi.
Yıkım süreci sadece fiziksel bir temizlik değil, aynı zamanda psikolojik bir temizlik anlamına da geliyor. Uzman psikologlar, depremden etkilenen ailelere duygusal destek sağlamak amacıyla mobil danışma ekipleri gönderdi. “Bu süreç, kayıplarımızı kabullenip yeni bir sayfa açmamız için bir fırsat olabilir” şeklindeki görüş, hem bireysel hem de toplumsal iyileşme sürecine ışık tutuyor.
Gelecek haftalarda, yıkılan binaların yerine dayanıklı yeni konut projelerinin planlanması ve inşası için çalışmalar başlatılacak. Bu yeni yapıların, depreme dayanıklı standartlarda inşa edilmesi bölge halkının uzun vadeli güvenliğini sağlamak adına kritik bir adım olarak görülüyor.
Yıkım esnasında mahalle sakinlerinin birbirine destek olması, Sındırgı’nın toplumsal dayanışma ruhunu bir kez daha gözler önüne serdi. Yardım çantaları, ısıtıcılar ve gıda paketleri, ihtiyaç sahiplerine dağıtıldı; gençler ise yıkım makinelerinin etrafında toplanıp, ailelerin moralini yükseltmek için şarkılar söyledi. Bu dayanışma, bölgenin yeniden ayağa kalkması için umut verici bir sinyal oluşturdu.