Kars’ın tarihi sokaklarında, bir terzi dükkanının sıcak ışıkları altında Sunay Kazaklı’nın meslek hayatı şekillendi. İlk dikişi, küçük kızı için el yapımı bir elbise dikmesiyle başladı; o an, sadece bir anne‑çocuk bağını güçlendirmekle kalmadı, aynı zamanda uzun yıllar sürecek bir tutkunun tohumlarını ekmiş oldu.

15 yıl boyunca Kars’ın merkezinde terzilik yapan Kazaklı, mesleki becerilerini geliştirmek amacıyla beş yılını Ankara’da geçirdi. Başkentteki atölyelerinde yeni dikiş teknikleri ve modern tasarım trendleriyle tanıştı; bu deneyim, ona “girişimcilik ruhunu” aşılayarak ileride kendi işini kurma kararı vermesinde kritik rol oynadı.
2005 yılında Kars’a geri dönen Sunay, sadece bir terzilik hizmeti vermekle kalmadı; aynı zamanda kadın emeğini üretime dönüştüren bir işletme kurdu. Çeyiz, perde, nakış, pike ve piko gibi geleneksel ürünlerin yanı sıra modern ev tekstili hizmeti de sunarak, bölgenin ihtiyacına yanıt verdi. İşletmesi, 15 yıl boyunca sürdürülebilir bir büyüme gösterdi ve toplamda 30 yıllık meslek hayatını taçlandırdı.
Sunay Kazaklı, her yıl altı genç öğrenciye staj imkânı tanıyarak, kalfalık ve ustalık belgelerini onlara aktararak bilgi birikimini gelecek nesillere taşıyor. “İşimden önce işimin güzel olması önceliğimdi” diyen Kazaklı, geceleri heyecanla sabahı beklediğini ve işine “aşkla bağlı” olduğunu vurguladı.
Bu ilham verici hikâye, Kars’ın ekonomik dokusuna kadın girişimcilerin ne denli değer kattığını gösterirken, kırsal kesimlerdeki girişimcilerin de büyük şehirlerdeki deneyimlerini yerel kalkınmaya dönüştürebileceğinin bir kanıtı olarak öne çıkıyor.