Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’nde İhracat Uzmanlığı Programı kapsamında gerçekleşen ders, Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç’ın deneyimlerini yeni nesil ihracatçılarla paylaşmasıyla başladı.
Ardıç, “İhracat; sadece ürün satmak değil, güven inşa etmektir” diyerek, bu sürecin derinliklerine ışık tuttu. Güven ve kalite odaklı bir yaklaşımın, sürdürülebilir büyümenin anahtarı olduğunu belirtti.
Bu ders, Ticaret Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) iş birliğiyle hayata geçirilen İhracat Akademisi projesinin bir parçası olarak düzenlendi. Ardıç, akademik geleneğin içinde bu tür bir programda kürsüye çıkmanın kendisi için bir onur olduğunu dile getirdi. Program, genç ihracat uzmanları ve sektör profesyonelleri için stratejik bilgi, pazar çeşitliliği ve risk yönetimi konularında kritik bir platform sunuyor.

Ardıç, Ankara’nın son 20 yılda ihracatını 10 kat artırarak 1,5 milyar dolardan 15 milyar dolara çıkardığını vurguladı. Bu büyüme, şehrin Türkiye’nin üçüncü büyük ihracatçı ili konumuna gelmesine yol açtı. Savunma sanayi, havacılık, yazılım, medikal, makine, kimya ve elektronik sektörleri Ankara ihracatının omurgasını oluşturuyor. Özellikle savunma sanayiinde 4,5 milyar dolarlık ihracat, şehrin bu alandaki stratejik önemini ortaya koyuyor.
“Ankara savunma sanayinin kalbidir” diyerek, yüksek teknolojili ürün ihracatındaki %13’lük payının Türkiye ortalamasının çok üzerindeki seviyede olduğunu belirtti.
Ardıç, dış ticarette kalıcı başarının temelinde güven ilişkileri olduğunu vurguladı: “Kaliteyi sürdürülebilir kılmadan, beklentiyi doğru okumadan ihracatta kalıcı başarı sağlamak mümkün değildir.” Bu bağlamda, ihracatçılar için pazar çeşitliliğinin, ekonomik dalgalanmalara karşı direnç sağlayan en önemli strateji olduğunu ifade etti.
Program sonunda katılımcıların sorularını yanıtlayan Ardıç, ASO’nun “katma değerli üretim, ihracat ve nitelikli insan kaynağını merkeze alan çalışmaları kararlılıkla sürdürdüğünü” belirtti.
Ardıç, genç ihracatçılara “Dış ticaret güvenle başlar; kalite, sürdürülebilirlik ve beklentiyi anlamakla büyür” mesajını vererek, Türkiye’nin ihracat kapasitesinin artırılması yönünde akademik ve sektörel iş birliğinin önemine değindi. Bu çaba, ülkenin küresel pazarlardaki rekabet gücünü pekiştirecek ve uzun vadeli ekonomik istikrarın temelini oluşturacaktır.